Genç değiliz. Yaşlı da değiliz. Tedirgin yaşamaya çok alışmışız. Kötü besleniyoruz, kötü yaşıyoruz, sportmen ruhluyuz ama spor yapmıyoruz. Taşralıyız ama her yer taşra olduğu için göze batmıyoruz. Kendimiz gibi olanları çok kolay ayırt ediyoruz ama kendimiz gibi olanlarla dahi çok zor kaynaşıyoruz. Çok az şeye inanıyoruz. Bize öyle öğrettikleri
için başarısızlığı sevmiyoruz. Ama el yordamıyla kendi kendimize keşfettiğimız üzere, başarıyı da sevmiyoruz. Sinik,
alaycı ve huzursuzuz. Kişisel gelişime, spritüalizme, ezoterik galaktik bilgeliğe veya burçlara inanmıyoruz. Ne idüğü
belirsiz insanlarız. İdüğümüzü arıyoruz.
Damızlık Kızın Öyküsü hakkında sıklıkla sorulan sorulardan biri, “Gilead nasıl yıkıldı?” olmuştur. Ahitler kitabımı, bu soruya bir yanıt olarak yazdım. Totaliter rejimler içten içe yıkılır, zira egemenler onları iktidara getiren vaatleri tutamazlar ya da dıştan gelen güçlerin saldırısına uğrarlar veya ikisi birden olur. Yüzde yüz garantili bir formül yoktur, zira tarihte kaçınılmaz denebilecek olaylara pek az rastlanır.