“ Gözün kara Karaca. Yalnız büyümek zorunda kalmışsın, şimdi sırtını birine yaslarsın diye ödün kopuyor. Bundan olabilir.” “ Kendi başımın çaresine bakmak zorunda kaldım, böyle biri sırtını başkasına yaslamaya ihtiyaç duymaz.” “ İhtiyaç duymaz değil, yapmaz. Gururu el vermez. Belki güvenemez de. Gücünü kaybedeceğini düşünür.”
Doğru ile yanlış birbirine geçmiş, iki tarafı birbirine geçiren geçmiş ise bizden hiçbir zaman geçmeyecek. İyi bir hafıza, acımasız bir cezadır derler; unutan iyileşir.