Tuğçe

İl (devlet) gider, töre kalır. Eski Türk atasözü
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bazen aklımızdakiyle karşımızdaki aynı kişi olmaz. Hayal kırıklıkları bir afet gibi gelir ve darmadağın edip gider bizi...
Bazı anlar vardır. Kulağınızla duyduklarınıza inanmak istemezsiniz, kulağınızla duyduğunuz için kendinize lanet edersiniz. Yakıştıramazsınız, inkar etmek istersiniz, inkar etmek ve bulunduğunuz o noktadan arkanıza bile bakmadan kaçıp gitmek istersiniz. Bu anın literatürde bir anlamı olsa, buna dopdolu bir boşluk denirdi. İçimden dışıma taşacak kadar dolu ama bir o kadar da boş hissediyordum. Bomboş.
Bir zamanlar yaşlı bir kaplumbağanın sırtında olduğu düşünülen bu dünyada ufacık bir kum tanesi kadarız. Dertlerimiz olduğu kadar sevinçlerimiz, ağladığımız kadar güldüğümüz, dibe girdiğimiz kadar çıktığımız oldu. Şu anki derdimizi yıllar sonra hatırlamayacağız bile ama oturup uzun uzun üzerinde düşünüyoruz ve bunun bilincinde olmak da hiçbir şeyi değiştirmiyor. Dünyanın kanunu bu, bizden önce de bu böyleydi, bizimle de böyle devam ediyor, bizden sonra da böyle devam edecek.