Tuğçe

...ben onu fark edene kadar alacağını almış mıydı? Çün­kü benden bir şeyler çaldığını hissediyordum. Ama gözlerine bak­maktan neyin yerinde olmadığını fark edemiyordum.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Doğada hiçbir şey öylesine gelişmezdi. Evren size haber verir ve ilk uyarıyı değil, daima son uyarıyı böylesi bir fela­ketle gönderirdi. Siz görmeyi reddettiğinizde gözünüze sokmak için yeryüzü kendi dilinde konuşmaya başlardı.
"Seçebilmek bir ayrıcalıktır," dedi. "Durup düşünmek sihirden daha kıymetlidir. İnsanların neden bu kadar ikilem yaşadığını, karar vermekte neden zorlandıklarını ve sürekli yardıma ihtiyaç duyduklarını daha iyi anlıyorum artık. Korkunç bir kaos akışında yaşıyorlar. Yapması gerekenlere o kadar odaklanmışlar ki nasıl ya­pacaklarının kendi ellerinde olduğunun farkında değiller. Bir yere varan bir sürü yol vardır ama sırf birisi bir yoldan gitti diye hepsi o yola üşüşüyor. Durup başka bir yol var mı diye düşünmüyorlar. Şehre sığmamalarına şaşmamalı, kim sadece tabela orayı gösteriyor diye tek bir yön olduğuna inanır ki?"
Düşünmek, karar vermek ve o şey için hazırlanmak yapacağın şeye anlam katar. Bunu alelade bir hale getirdiğinde anlamlardan uzaklaşırsın. İnsanların rastgele yaşadığını söylüyordu. Buraya gel­diğimiz için şu restorana gidip orada yiyoruz. Ama aslında burada yemek istediğini bilmiyorsun çünkü bununla ilgili düşünmedin. Sa­dece burada diye gittin. Daren bunun tembellik olduğunu ve zihni aptallaştırdığını savundu. Ona kalırsa düşünmüyorduk ve düşün­memek alışkanlık haline gelirdi. Düşünmemek alışkanlık haline gel­diğinde irademizi kaybederdik. İrademizi kaybettiğimizde ise yaşa­ma arzumuzdan geriye bir şey kalmazdı.
Kimse nereye varacağını bilmez ama herkes yarış halindedir. Sorsan hiçbirimiz bitiş çizgisinin nerede olduğunu bilme­yiz hile. Bir bitiş çizgisi olduğunu bile sanmıyorum. Sadece hareket etme ihtiyacı. Bazen de aksi. Herkes koşarken durma ihtiyacı. Yere düşme ihtiyacı. Bazen kendini bırakma. Ama bırakan sadece sen olursun. Koşmaya devam eder diğerleri. Yanından geçip gider. Du­rup el uzatmaya ne vakti ne hali olur.