Tuġfah

Tuġfah
@Tugdemmm
Tuġde Fatih’e aşık…
Bildiğimizin aksine korku, insan için bir zaaf değil, aksine bir üstünlük. Abdülkadir Geylani’nin “korkmayan bilgi sahibi değildir” sözü, bu bağlamda naklediliyor. Korkusuzluğun insan tabiatına uygun olmadığını söylüyor yazar. “Cesur, korku karşısında ürperir, korkak ise siner.” cümlesinden, korkaklığın korkusuzluk anlamına gelmediğini anlıyoruz. Cesur da korkar, ama “korkak” değildir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ahlâksızın ilkelerinden, estetiğinden ve donanımından söz açan ilk yazıda durup düşündüm, dahası biraz heyheylendim. Bu ne demek şimdi? "Ahlâksızın kışkırtıcı felsefesi" mi olurmuş! Ahlâksız, ahlâksızdır. Onda ilke ve estetik aramaya gerek var mı? Fakat yazar, sükûnetle sözlerini dinlemeye davet ediyor. Sonra şuna ikna oluyorsunuz; evet, ahlâksızlık üzere devam yaşamak için de bir çabaya ve belli ilkelere gereksinim var. Öyle anlaşılıyor ki, "ilkeli olmak" dilimizde olumlu bir kişilik özelliği olsa da, genel olarak her türden meslekte ya da yaşama biçiminde kimi ilkelere bağlı olmak gerekiyor. Ahlâksızlıkta böyle!
Ahlâksızın ilkelerinden, estetiğinden ve donanımından söz açan ilk yazıda durup düşündüm, dahası biraz heyheylendim. Bu ne demek şimdi? "Ahlâksızın kışkırtıcı felsefesi" mi olurmuş! Ahlâksız, ahlâksızdır. Onda ilke ve estetik aramaya gerek var mı? Fakat yazar, sükûnetle sözlerini dinlemeye davet ediyor. Sonra şuna ikna oluyorsunuz; evet, ahlâksızlık üzere devam yaşamak için de bir çabaya ve belli ilkelere gereksinim var. Öyle anlaşılıyor ki, "ilkeli olmak" dilimizde olumlu bir kişilik özelliği olsa da, genel olarak her türden meslekte ya da yaşama biçiminde kimi ilkelere bağlı olmak gerekiyor. Ahlâksızlıkta böyle!
Bu acayip nev-i beşer ev ve sokak kokusunu yani mekân duygusunu; türkü sesini, keklik ve bülbül ötüşünü, su sesini unutmuştur. Mekânsız bir kuşaktır günümüz insanı, hangi dala konacağını bilmeyen; "nerede karnı doyarsa oraya yuva yapar, sesini rengini kaybetmiştir."