Ermeni sorunu, 1878 yılında yapılan Berlin konferansıyla, evrensel boyut kazanıyordu. Abdülhamit, resmi devlet gücünü kullanarak Ermenileri kırmaya cesaret edemediği için, bu aşamada
Kürtler arasında, 1980'lerdeki "koruculuk" sistemine benzer bir örgütlenmeye gitti. Ermenilerle Kürtlerin iç içe yaşadığı bölgelerde, "Hamidiye" diye adlandırılan gayri nizami, hafif süvari alayları kurmaya başladı. Alayların insan gücü Kürlerden oluşuyor, silahları devlet sağlıyor, Osmanlı subayları eğitim veriyor, komuta ise Kürdlere bırakılıyordu.
Hamidiye Alayları için politik ve askeri amaçlar bir arada düşünülmüştü. Hamidiye Alaylan'nın amaçlarından biri, Kürtleri Osmanlı'nın yanına çekmekti. Kürtler, gönüllü yandaşlıkla hem
Osmanlı'ya güç katacak, hem de Osmanlı karşıtları tepelenerek, birlik ile dayanışma ruhu dağıtılacaktı. Öte yandan Rus sınırlan
boyunca Ermeniler bastırılacaktı.
Yüzyıllardan beri Ermenilerle iç içe yaşayan, aralarında derin
sosyal, kültürel ve ekonomik bağlar bulunan Kürtler, artık Hamidiye Alayları'yla, Ermenilere karşı göz dağıydı.