1940’larda yazılmış bu romanı okurken, günümüz dünyasından hiç farklı olmadığını göreceksiniz. Okurken o yıllara ait klasik bir roman hissi uyandırmaması hoşuma gitti.
Çok sade , dolambaçsız, ağdalı olmayan bir dille yazılmış bu romanı bir çırpıda bitirdim ve çok beğendim.
Romanın kadın kahramanı çocukluk yıllarında sevgi görmemiş ve hatta şiddet görmüş bir çocuk. Yetişkinliğe ulaştığında o kadar yalnız ki , aslında sevmediği bir adama aşık olduğunu zannederek bir evlilik yapıyor. Evlendiği adam ise uçarı, kendi ruh durumuna göre hareket eden , yıllardır evli başka bir kadına aşık biri. Sık sık eşini evde bırakıp üzüm seyahatlere çıkan Alberto aslında ne istediğini bilmeyen bir karakter.
Kısa bir roman olduğu için daha fazla ayrıntıya girmek istemiyorum:) Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim .