Bir kitab okurken keçen iki saatin, ömrümün bir çok senelerinden daha dolu, daha ehemiyyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis(umutsuzluk) içinde kalırdım.
" Ben garip bir kadınım.... Benimle ahbaplık etmek isterseniz birçok şeylere tahammüle mecbur kalacaksınız.... Çok manasız kaprislerim birbirine uymaz saatlarim vardır... Hülasa arkadaş olduğum kimseler için pek müziç(rahatsız edici) ve anlaşılmaz bir mahlukum..."
" Sizi anlamaya çalışacağım..." Dedim
İnsanlar arasındakı münasibetleri tanzim eden amiller ne kadar gülünç, ne kadar dıştan, ne kadar boş ve bilhassa asıl insanlıkla ne kadar az alakası olan şeylerdi...