Flash TV/ 10 Haziran 2005
Türkiye 1071’den sonra ikinci kez vatanlaştırılmış bir toprak parçasıdır. Bu topraklar iki kere vatan kılındı. Üçüncü kez vatan kılınma fırsatı da olmayacak.
*
Türkiye’de bir millet yaşıyor mu? Yaşıyorsa bu milletin bir milli ufku var mı?
*
1918 yılında, 1. Dünya Savaşı bittiği zaman, dünya sistemi dediğimiz yapılanmanın lordları, dünyadan İslamiyet’in bir siyasi organizasyon ve bir askeri güç olarak silindiği kanaatindeydiler. Bu kanaat İstiklal Harbi’nin verilmesiyle, verilmesi suretiyle bozuldu.
*
Türkiye Cumhuriyeti’nin varolması, dünyada İslamiyet’in bir siyasi organizasyon ve bir askeri güç olarak mevcudiyetinde hala direnmiş olduğu görüşünü yaşattı.
*
Memleketinin dışında kendine anlam bulmaya çalışan, memleketini gizliyordur.
*
İnsanlar insanlıklarını topraklarına borçludurlar.
*
Biz Müslümanlar enternasyonal bir zihniyeti mevzi ve vatana ilişkin bir zihniyete dönüştürmüş insanlarız. Aynı namazda Allah Resulü kıblemizi değiştirdi. Biz Kudüs’e, yani enternasyonal bir başkente dönerek ibadet ediyorduk. Ama namaz içinde yönümüzü Kudüs’ten Kâbe’ye çevirdik. Bu şu demektir: Herkes vatanını esas alarak Kâbe’ye dönmelidir.
*
Düşünülüyor ki bazı çevreler tarafından, eğer AB’ye girebilirsek, AB bizi devlet olarak kabul ederse, o zaman gene şu toprak bütünlüğümüz belki birkaç kilometrelik fedakârlıkla korunabilir; yaptıklarını bu korunma endişesi içinde yapıyorlar.
*
Ben gençlik düşüncelerime hiçbir zaman ihanet etmedim.
*
Türkiye sosyalist olmadı, çünkü Türkiye Sosyalist olacak, öyleyse ben bundan bir istifade sağlayayım diyen insanlar hareketin yönetim alanını işgal ettiler. Aynı şey İslamiyet için de oldu. Bugünkü yönetime bakın, bunların hemen hemen hepsi, 70’li yılların şeriatçısı insanlar. Sonradan ne oluyorsa değişiyorlar. Ama onlar