Okumaya aşık biri

Okumaya aşık biri
@Turqueen
Klasik Arkeoloji, Sosyoloji
İstanbul
28 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
4/10
·448 syf.··
2024 56. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2024 00:00
Serinin ilk kitabı da karakterler ve olaylar çok yavan geldiğinden pek sarmamıştı ama hikaye dördüncü kitaba gelecek kadar takip edildiğine göre ikinci kitapta toparlanır diye düşünerek okumaya karar verdim. Maalesef ilk görüşlerimi çıtanın daha da aşağısına taşımayı başardı :) Yunan mitolojisinin en ilgi çekici çiftlerinden Hades ve Persephone mitine ait kurgulamaları okumayı severim. Ama yazarın anlatım dili çok amatörce ve smut neredeyse her üç-beş sayfada bir ve o kadar banal bir dil ile yazılmış ki sürekli yüzümü buruşturup durdum. Bir kere o koca Tanrı Hades'i seks peşinde koşan, bildiğin mevsimi gelmiş köpek gibi resmediyor. Hiç mi bir azamet olmaz Olimpos'un 3 büyük tanrısından biri ve en korkulanı olan şu Hades'te? Kader Tanrıçaları iplerini ördü diye kulaklarını düşürüp eteklerinin arkasından koşuyor sadece. Persephone'de ise bir gram kendine güven yok, bildiğin şımarık, kafama estiğini yaparım, "kime zarar geleceğini düşünemedim, ay nolur affedin beni ama bir kaç sayfa sonra yine yapacağım" ruh hallerinde bir Tanrıça (!) Yan karakterler de ilginç gelmedi ki bunlardan biri Apollo idi. Hikaye basit bir "yanlış-özür-tekrar" çatılı bir kurgudan öteye gidemiyor. Gizem namına pek bir şey yok. Ana karakterin sıkıştığı noktalarda makul, anlaşılır bir sebep sunamadan hareket etmesi hikayenin inandırıcılığını zaten yok etmişti. Sırf "smut okumak istiyorum, ne olursa olur" derseniz buyurun, ben almayayım. Bana göre tutku, karizma ve gizem ile örüldüğünde tadından yenmez oluyor. Benim çizgim SJM Throne of Glass serisi ile uyumlu sanırım. O tarzı aşan hallerde okunmaya, ya da okuyacak o kadar güzel kitap varken bu türle zaman kaybetmeye değer olmuyor. Hades-Persephone uyarlamalarından aklımda en çok kalan Eliza Raine'nin Hades Trials oldu. Daha iyisini bilen varsa,
1000Kitap
Yıkımın DokunuşuScarlett St. Clair · Martı Yayınları · 2023415 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·856 syf.··
Beğendi
·
2024 55. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2024 00:00
SJM krizimin ortasında serinin 800 küsür sayfalık ilk kitabına başlamak hiç zor olmadı :) Bu seri ile SJM klasik veya standart fantastik karakterlerden oldukça farklı bir ana karakterle yola çıkmış. Bryce kızımız biraz deli dolu, ele avuca sığmaz, alkol, uyuşturucu, gece hayatına akış filan ne istersen var. Ama arkadaşlarına sadık, işini titizlikle yapan, sağlam duruşlu bir kız bu arada. Ayrıca bir yarı-Fey (baba tarafından). İnsanların dünyasına başka bir portaldan gelen Vanir'lerde kurtadamlar, vampirler, feyler, tayflar, melekler, şekil değiştirenler, nehir halkı vs her türlü supernatural mevcut. Güçlerini kullanarak üstün gelmeye çalıştıklarından insanlarla araları pek iyi değil. Vanirler dahil bütün bu türlerin üzerinde bir de süper güçlü Asteriler mevcut. İşte bu Vanirler arasında Bryce'ın en yakın arkadaşı kurtkadın Danika Fendyr ve onun sürüsü. Günlerini büyücü Jesiba'nın sanat galerisi/antikacısında asistanlık yapmak ve gecelerini parti kızı kıvamında geçiren Bryce, en yakın arkadaşı Danika ve sürüsünü öldürüp, başmelek Micah'ı da ölümcül şekilde yaralayan bir İblis'le karşılaşınca bildiği hayatı terk etmek ve Vanir'e isyandan dolayı düşmüş bir melek olan Hunt Athalar ile olayları çözmek üzere görevlendiriliyor. Başta isteksiz girdikleri bu ortaklıkta karşılıklı bayağı bir atışıyorlar. Ama aralarında cızır cızır elektriği de hissedebiliyorsunuz. Zaten Hunt öyle bir anlatılıyor ki "gel beni bul" şeklinde kartvizitimi ilettim kendisine :P SJM karakterleri iç dünyaları üzerinden, duygu, düşünce, kompleks ve yargıları ile tanıyabilmemiz için bayağı bir uğraş verdiğinden uzuuun bir kitap olmuş anladığım kadarı ile ama gayet rahat okunduğundan şikayet edemedim. Sadece romantik ilişkinin kıvamı bir Aelin-Rowan, Feyre-Rhysand ilişkisindekinden oldukça uzak olduğu
1000Kitap
Hilal Şehir - Toprak ve Kan HanesiSarah J. Maas · Dex Kitap · 20211,146 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2024 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2024 00:00
Arka kapak özetinden konusunu beğenip aldığım ama 2 senedir TBR'da bekleyen Only A Monster çok daha evvel okunmayı hakedermiş :) Hatta TBR'ımı filan es geçip ikinci kitaba atlamak istiyorum bir an evvel. Kahramanımız Joan'un ait olduğu Hunt ailesinin bir sırrı var. Hatta bu sır ondan 16 yaşına kadar gizlenmişti. Fakat gönüllü olarak çalıştığı, Londra'daki Holland House müzesinden iş arkadaşı Nick ile ilk kez buluşmaya giderken yaşadığı ufak bir kaza sonucu ne olduğunu öğrendiğinden çok kısa bir süre sonra gerçekleşen olaylar sebebiyle hayatı altüst oluyor. O insanların hayatından zaman çalarak zamanda sehayat edebilen ve bu sebeple Canavar diye adlandırılan bir türe ait. Artık bildiği her şeyden ve herkesten kaçmak zorunda, üstelik de ailesinden nefret eden Oliver ailesinin oğlu Aaron ile birlikte, kime güveneceğini bilemeden... Londra'nın 7 farklı canavar ailesinin her birinin farklı güçleri var. Ama Joan'un geçmişinden kaynaklı, onun herkesten farklı olduğunun ipuçları mevcut. Ayrıca bu kitapta Joan bir aşk üçgeninde kalıyor. Ben her iki adayı da sevdim. Hala bayağı gizemle örtülü geçmişleri. Bakalım devam kitabında Joan kimi eleyip, kiminle yakınlaşacak... Oldukça rahat okunan, aksiyon seviyesi güzel, zaten bayıldığım Londra'nın mistik bir versiyonunda geçen heyecan dolu kovalamaca ve birbiri ardına ortaya çıkan sırlarla çok keyifli zaman geçirdim.
1000Kitap
Sadece Bir CanavarVanessa Len · Olimpos Yayınları · 2024556 okunma
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2024 53. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2024 00:00
İlk kitapta evren ile kör bir şekilde iletişim kurmanın olası tehlikelerine dikkati çeken serinin ikinci kitabı olan Karanlık Orman'da 400 yıl sonra kıyameti getirecek olan Üç Cisimliler karşısında insan ve insanlığın derin bir incelemesini yapıyoruz sanki. İnsanın temel yasası olan "Varlığını koru" güdümünde, bir yandan var olmanın baskısı altında kıvranan insanlığın, bilinmeyene karşı inanç-reddediş, başkaldırı-teslimiyet, ümit-hayal kırıklığı, gayret-vazgeçme gibi bin türlü zıtlığı içerir gruplaşmalarını ve bu zıtlıklara rağmen biraraya gelme kabiliyetinde oluşuna dair hikayesi çeşitli karakterler ve etraflarında dönen olaylar sahnesinden sunulmuş. Aksiyonu hiç tükenmeyen hikayede yakın evreni bir D&D oyun tablası haline getiren Duvarabakan'lar ile zengin bir gizem örgüsünün altından altından kurulan öykünün anlatımı, sizi hikayenin içine çekip anlık olarak bir duygu durumundan ötekine savuran kurgusu ile mükemmel bir okumaydı. Kimbilir ne kadar süre ile etkisinden çıkamayacağım...Bana üzerinde gamlı baykuş gibi düşünmek için o kadar çok soru sordurdu ki nöronlarım isyan etmeden acilen beynimle değil sadece gözlerimle fıtır fıtır okuyabileceğim bir kitaba başlamalıyım :) Bu arada kitap cidden çok dikkat vererek okuma talep ediyor, hızlı okuyayım derseniz bir şeyleri kaçırıp, bu nasıl oldu, kimdi, neydi soruları eşliğinde öfff çekmeniz çok olası, benden uyarması.
1000Kitap
Karanlık OrmanCixin Liu · İthaki Yayınları · 20191,003 okunma
3/10
·592 syf.··
2024 52. kitabı
Başından sonuna kadar kimin ne gücü olduğunu sürekli karıştırdığım, ne oluyor diye olayları tam olarak anlayamadığım enteresan bir kitaptı. Sanırım benim böyle "ne okudum lan" diye kalakalmam biraz tüm karakterlerin benzer bir güdümlenme içerisinde olması ve yazarın aralarındaki farkı netleştirememiş olması ile alakalı. Aslen harika bir başlangıç, Alexandria Kütüphanesi Cemiyeti'ne (kitabın sonunda bile hala ne halt ettiklerini anlamış değilim) katılmak üzere 6 aday seçiliyor. Hepsi birbirinden farklı büyü güçlerine sahip. İçlerinden biri elenip kalan beşi cemiyetin üyesi olacak. Klasik Dark Academia kurgusu tamam! Karakterilerin tanıtımı sırasında Nico, Libby, Parisa'yı da gayet net anladım ama Callum ve Tristan'ı anladım zannederken kitabın ilerleyen kısımlarında birbirine girmeye başladı bu karakterler, oradan sonra hangisi hangisiydi, kim kime niye düşman, yoksa dost muydu, ne üzerine anlaşmışlardı filan koptum. Yazar karakterlerin aralarındaki diyalog ve dinamiklerden hikaye oluşturmaya çalışmış, yani karakter üzerine bir yapı planlamış ama işte hayal ettiğini yazıya dökemeyince ortada ne karakter kalmış ne hikaye..Kitabın son 20-30 sayfasında twist&turn bile hiç ilginç gelmedi. Neil Gaiman'a mı özendi ne yaptı, az boyut ve zaman felsefesi sıkayım filan dedi ama tatsız bir deneme olmuş. Yani inanın bu kitabın bu kadar beğenilip, çeşitli mecralarda şişirilmesine bir mana bulabilmek için hayal gücümü zorladım. İlk kitapta mekan, konsept ve karakter tanıtılıyor sonraki kitapta hikaye yürüyecek desem, 592 sayfa ne okudum ben? Maksimum 250-300 sayfada yapılacak işi 592 sayfaya öyle iç bunaltan betimlemeler ve diyaloglarla taşımış ki, eğer Olivie Blake'in roman yazım tarzı buysa bir başka kitabına elim dahi gitmez. İki yıldızı niye verdim, "birazdan açılacak, hah tamam
1000Kitap
Atlas AltılısıOlivie Blake · Martı Yayınları · 2022790 okunma