Seninle aramızda olan bitenleri büyük ölçüde unuttum. Anılar sanki başka bir hayata aitmiş gibi görünüyor gözüme. Ama bu, beraberinde düşündüğün gibi bir yok oluş getirmiyor. Ben seni kalbimin hafızasıyla hatırlıyorum Osman.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaşamımın sürekli talihsiz bir kaza nedeniyle değişmesinden çok yorulsam da artık bununla kavga etmiyorum. Artık hiçbir şeyle kavga etmek gelmiyor içimden. Ellerimi kaldırdım, teslim oluyorum.
Savaşmayı bırakan insana kim ne yapabilir ki?
Yenilmek kadar büyük özgürlük yok, şimdi kazananlar düşünsün Osman.
Doğrusunu istersen, insanlarla temas etmenin hemen her zaman bazı bedelleri oluyor. İki insan bir araya geldiğinde ilk olarak atılabilecek en büyük kazığı atıyor ve “Nasılsın?” diye soruyor örneğin. Ne bileyim ben nasılım? Düşünsen çıldırırsın. Çok düşünmemeye çalışıyorum. Bir noktada şimdiki halimden çok daha iyi olacağıma eminim. Fakat bu henüz gerçekleşmedi Osman.
John Fowles, Koleksiyoncu’da şöyle diyor: “Onu unutacağımı sandığım da olmuyor değildi. Ama unutmak insanın yapacağı değil, başına gelen bir şeydir ve benim başıma gelmedi.”