Kübra

Kübra
@Turuncukubra
PDR
Ankara
148 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·188 syf.··
2024 4. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2024 14:51
Dünyanın farklı kıtalarında, farklı sosyoekonomik durumlarda yaşayan üç kadın. Hepsi sisteme bir şekilde kafa tutuyor, hepsinin kendi hayatında başka zorlukları var. Edebi olarak tatmin edici olmasa da okunması kolay, özellikle Hindistan kısımlarıyla merak uyandıran bir kitap. Öte yandan çok radikal bir yorum olarak Hindistan'da tuvalet çukurları temizleyen bir kadının bundan kaçarken Tanrı'ya bağışladığı saçlarının beyaz, kariyerli ve güçlü bir kadına umut olarak dönüşü bana çok da kadını yücelten ve birbirine bağlayan bir hikaye gibi gelemedi. Bakabildiğiniz açıya göre dünyanın kölelerinin efendilerini mutlu etmek için hala Tanrı aracılığıyla kullanıldığını ya da birbirinden habersiz bambaşka kadınların bilmedikleri bağlarla birbirlerini desteklediğini çıkarabilirsiniz.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,4bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·222 syf.··
2021 15. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2021 16:51
Bir kabullenişin öyküsü gibi, herkes var olanın içinde sürükleniyor, kimse gidişatı değiştirmek adına üzülmek dışında bir şey yapmıyordu. Çaresizliği ve eylemsizliği iliklerimize kadar hissettiren bu kitapta ise bana sorarsanız gerçek bir aşk yerine, sürdürülmek istenen bir alışkanlığın izleri görülüyordu. Sabahattin Ali'nin kitabı devam ettirme düşüncesiyle açık bir sona ve devam ettirememesiyle de sonsuz yoruma kalarak bitmiş bir kitap. İyi okumalar. "Onun varlığı kendisi için büyük boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi fakat onun yokluğu müthişti." "Hayatında asıl aradığı şeyin muazzez olmadığını biliyordu fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu."
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,3bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2021 34. kitabı
·
226 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2021 19:32
"yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını." gibi vurucu bir cümleyi ilk sayfasında barındıran kitaptır. peki yoksulluk nedir? insanın hayatını devam ettirebilmesi için sahip olması gereken şeylere sahip olamama durumu. hayatını devam ettirmek için ihtiyacım olanlardan daha az ihtiyacım yoktu sana demiş sayın erbaş. hayatımın sona ermesi ihtimalinden daha az üzmedi yokluğun beni demiş. yaşama içgüdüsüyle evrimleşen insanoğlu (bkz:sabahattin ali)nin de dediği gibi demek ki "bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş." başka başka şiirlerde, şarkılarda bu ihtiyaç türlü türlü anlatılmıştır. ekmek kadar, su kadar gereklisin demiştir, yazarlar, şairler, besteciler. hatta karacaoğlan (bkz:üç derdim var) şiirinde (bkz:bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm) diye özetlemiştir insanoğlunun dertlerini. kimseyi kimseye üstün tutma niyetim olmasa da şükrü erbaş kadar güzel ifade eden çıkmış mıdır peki? erbaş sanki bütün yaşanan acıları biriktirmiş, bütün çileli sözleri yüreğinin derinlerinde hissetmiş, binlerce kelimeyle ifade edilebilecek her şeyi, bir cümleye indirgemiş gibi. sadece ilk sayfasının ilk paragrafında bulunan bir cümlenin bir kenarında onlarca şair, onlarca şiir, şarkı, türkü gördüm ben. ben bu denemelerde kendi acılarımı gördüm. ben bu denemelerde "ben de böyle hissettim ama bu kadar güzel söyleyemezdim" i gördüm.
İnsanın Acısını İnsan AlırŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201813,9bin okunma