Kübra

Ben bir genç kız için daha büyük bahtsızlıklar da biliyorum. Sevdiği bir nişanlının ölümünü gören genç kızlar zannettiğin kadar acınacak insanlar değillerdir. Bir büyük tesellileri vardır onların, aradan aylar, yıllar geçtikten sonra, bir gece yabancı bir memleketin karanlık ve soğuk bir odasında yalnız kaldıkları vakit, o nişanlının çehresini göz önüne getirmek imkânına maliktirler. “Bu zavallı gözlerin son bakışı benimdi!” demek hakkına maliktirler. Bu hayalin yüzünü kalplerinin dudağıyla... Halbuki, ben bu haktan mahrumum Kristiyan!..”
Sayfa 307·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Evvela insanı yadırgarsın, kaçarsın; sonra çam sakızı gibi öyle bir yapışırsın ki...
Ne arsız gönlüm var benim? Etrafımdaki insanları ne kadar çabuk seviyorum.
Sayfa 288·Kitabı okudu
Kızlarım, ümitsiz hastalıkların, mukadder felaketlerin son bir ilacı vardır: tahammül ve tevekkül. Elemlerde bir gizli şefkat var gibidir. Şikayet etmeyenlere, kendilerini güler yüzle karşılayanlara karşı daha az zalim olurlar.
Sayfa 223·Kitabı okudu
Vedalar acıdır, acıtır
İnsan, yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, her birinin gönlümüzden kopup ayrılması, bir ayrı sızı uyandırırmış. Bunu yazan şair ne kadar haklıymış!
Sayfa 207·Kitabı okudu