Tutku

Tutku
@TutK_u
Görüp geçirebileceğiniz şeylerin en büyüğü nedir?.. Büyük hoşgörüsüzlüğün saatidir. Bu saat, saadetinizin, idrakinizin, faziletlerinizin size iğrenç geleceği saattir. Bu saatte diyeceksiniz ki: Benim saadetim nedir? Fakirlik, kirlilik, acınacak bir rahat düşkünlüğü. Halbuki benim saadetim bizzat varlığımı yaratmalıydı. Diyeceksiniz ki: Benim aklım nedir? Akıl, arslanın gıdaya saldırması gibi bilgiye saldırmalıydı. Benim aklım, fakirlik, kirlilik, ve acınacak bir rahat düşkünlüğüdür. O saat diyeceksiniz ki: Benim faziletim nedir ki? Hâlâ beni çıldırtamadı. İyilik ve kötülüklerden ne kadar bıkkınım! Bunların hepsi fakirlik, kirlilik, acınacak bir rahat düşkünlüğüdür. O saat diyeceksiniz ki: Benim adaletim nedir ki hâlâ alev ve kömür olduğumu görmüyorum. Halbuki âdil olan, alev ve kömür gibi olur. O saat diyeceksiniz ki: Benim vicdanım nedir? Vicdan, insanı sevenlerin asıldığı bir çarmıh değilmidir? Halbuki benim vicdanım hala çarmıha gerilmemiştir. Böyle söylüyor musun? Böyle bağırıyor musun?.. Ah hep böyle bağırdığınızı işitmiş olabilseydim! Göklere haykıran şey günahınız değil, kanaatkârlığınız, günahlarınıza bile hakim olan kanaatkarlığınızdır. Dili ile sizi yalayacak yıldırım nerde? Sizi aşılaması lazım gelen delilik nerde?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Orda oturmuş içerken intihar olasılığını düşündüm, ama tuhaf bir şekilde bedenimden ve varlığımdan hoşnuttum. Ne kadar korkmuş olsalar da benimdiler. Aynaya bakıp sırıttım: Gideceksen beraberinde, sekiz, veya on, veya yirmi kişiyi de götür...
Alıntı
Sorun seçimlerini hep iki kötü arasında yapmak zorunda kalmandaydı, ve seçimin ne olursa olsun bir parçanı daha kesiyorlardı. Kesecek bir şey kalmayana dek. İnsanların çoğu yirmi beş yaşında mahvolmuştur.
Sayfa 160·Kitabı okudu
İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlardan uzak olmak istiyordum. Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi.
Yapmam gerekeni yapma cesaretinden yoksun olduğumu bilmek çok kötü bir duyguydu.