Mavi Boşluk
Bir eksiklik var içimde, bir yarım kalmışlık... Ruhum evini bulamıyor. Bir uçurumun kenarındayım ama giderek uçuruma yaklaşıyorum. Sonu olmayan bir uçurum; düşersem kurtulamam ama uzaklaşamıyorum da. Tek çare belki de uçmak ama kanatlarım... Onlar fazla yaralılar. Gücüm tükeniyor sanki. İçimdeki boşluk giderek artıyor ve belki de o boşluk benimdir.
İçimdeki eksiklerin neyin yokluğundan olduğunu bilmiyorum; gelmemiş bir insanla mı yoksa olmamış bir halimle mi tamamlanırım? Hangisi, bilmiyorum. Ait olmak... Ne demekti? Peki ya gerçekten bir yere ait olur muyduk, bulabilir miydik evimizi; yoksa daha fazla mı kaybolurdu ruhumuz? Arafta kalmak... Uçurumun kenarında durmak gibi hissettiriyor. Hislerimi öldürüyor ya da ben hissedemiyorum onları...
Zaman her şeyi geçirir mi? İzler kalır, bazı yaralar iyileşmez; sardıkça kanar. Zaman sadece üstünü örter belki de; görünmesinler diye... Daha fazla acıtmasınlar diye.
Lacivert