Tutunamayan

Tutunamayan
@Tuutunamayan
Hamal
Dünya
91 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Neyzen...
Izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer, Ömr-i fani gibidir; gün de geçer, dem de geçer, Gam karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer, Devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer, Gece gündüz yok olur, an-ı demadem de geçer.
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kocaman bir beklentiyiz albayım Öyle büyümüş ki içimizde ki yalnızlık Sevilmeyi beklerken beklemeyi sevmişiz Sahi beklediğimiz umut ettiğimiz şeyler bir gün gerçekleşecek mi Gerçekleşmeyecekse bile bu çektiğimiz sıkıntılar dertler boşuna mı albayım Ne olacak bu içimiz de ki yarım kalmışlıklar Mutluluk bize uğramıyor albayım mutsuzluğa nedense yemin etmiş gibiyiz Olmaması sorun değil ki albayım Olacakmış gibi olup olmuyor ya o kötü işte Ne eskisi gibi olabiliyoruz ne de başladığımız yere dönebiliyoruz Nasıl yapalım albayım Ben büyüyemedim albayım aslında büyümek istemedim Bu aralar ne istediysem olmuyor zaten. Neyse, Büyümek insanı olgunlaştırıyor albayım olgunlaştıkça yalnızlaşıyorsun eksiliyorsun Yarım kalıyorsun olmadı albayım ben yapamadım Diğer insanlar gibi olmadım diğerleri gibi mutlu olamadım Bu yüzden galiba eksildim Fakat albayım mutlu olmak için sıradanlaşmak mı gerekiyor Diğer insanlar gibi olmak mı gerekiyor Ben büyümek istemiyorum sayın albayım Diğerleri gibi olmak istemiyorum Mutsuz olmakta istemiyorum Ben hiçbir şey istemiyorum albayım Hissizleştim resmen Beni kurtar albayım
youtu.be/hsxyKgcsqho Gıymatımı bilmedin oooy oy Bir kötüye düşte gör...
SUÇLU SANDALYESİ/OĞUZ ATAY
Birgün bütün değer yargıları değişecek ve yargılananlar yargıç, eziyet edenler de suçlu sandalyesine oturacaklardır ve onlar o kadar utanacaklar, o kadar utanacaklardır ki utançlarının ve suçlarının ağırlığı yüzünden ayağa kalkamayacaklardır. O zaman, akıllı ya da akılsız bütün ezilenler, yani bizim caddedeki insanların çoğu, yani öcü geliyor diye küçükken benikorkuttukları çolak ve topal Deli Rüstem ile ben ve benimle birlikte bar kızı Leylâ, kendisine yüz vermedi diye intiharateşebbüs ederek beynine iki kurşun sıkan fakat ancak kafatasını delerek alay edenlerden kurtulmak için bütün hayatınca yoldakalpak giyerek dolaşmak zorunda kalan meyhaneci Hızır ve onunla birlikte ortaokulda kekemeliği ve garip mistik düşünceleriylearkadaşlarının alay konusu olan ve şimdi havagazıyla intihar ettiği için ölmüş bulunan ve evlerindeki şecere ağacında taze yağlı boyayla yeni boyanmış yeşil, titrek bir yapraktan ibaret kalan Ercan ve Ercan'la birlikte annesi Rus babası İtalyan olanve sınıfta ve bahçede paltosunu hiç çıkarmayan ve daima gözlüğü ve paltosuyla ilkokul birinci sınıf çocuklarıyla top oynayanve gâvur diye ve kambur diye horlanan Altan ve Altan'la birlikte zeki ve siyah gözleriyle bana hep muhabbetle bakan ve yedikardeşiyle ve annesiyle ve babasıyla ve teyzesiyle ve dayısıyla Evkaf apartmanının en üst katında labirent gibi karışıkkoridorlardaki yüzlerce odadan sadece birinde oturan ve sınıf birincisi olduğu halde ilkokuldan sonra elektrikçi çıraklığınabaşlayan Osman ve onunla birlikte bütün gülünçlüğüne rağmen aşağılığı sefaletinden ve sefaleti aşağılığından ileri gelen mimar Cemil (Uluer) Turan ve Mimar Cemil'le birlikte sakat olduğu için hiç yürümeyen ve hep altını kirleten ve misafirler görmesindiye ve sosyetik annesi rahatsız olmasın diye yaz kış balkonda tutulan ve
Seni sormak için otuz kapının Eşiğine varıp durdum bu gece Seksen üç haneyi gezip dolandım Viran oldu gönül yurdum bu gece Aradan da deli gönül aradan Bir çift göz göründü geçtim oradan Yüzondört kez berat verdi yaradan Fermanı kendime sordum bu gece Gece gündüz dönüp duran pervane Senin için oldum deli divane Saraylara baş kaldıran virane Yamacına çadır kurdum bu gece Belki ayyaş belki derviş deliyim Sefaiyem ben nereden bileyim Tut elimden gayrı sana geleyim Yıldızlara badal vurdum bu gece Şair Aşık Sefai