Hayatın zorlu yollarından geçerken bir süre sonra Jane ile bütünleştiğimi hissettim. Aslında ne kadar umutsuz bir yaşam içerisinde varolmuş. Tabi bir noktada kendi varoluşunu ortaya koyması beni cezbetti. Böylesine bir hikayeyle bir daha karşılaşır mıyım bilmiyorum. Zaman zaman evet artık sevinebilirim dediğim olayların akabinde hüznün çöküşünü açıklayamam. Açıkçası tüm bu zorlu yollardan geçerken sadece temiz bir kalp hayal ettim. Yolun sonunda temiz kalbinin ait olduğu yere gideceğinden o kadar çok emindim ki. Umudumu yeniden inşa ettiğin için teşekkür ederim Jane temiz kalbine ve en çok kalbinin sesini dinlemene hayran kaldım. Daima kalbimde olacaksın .
“Gözlerim kör olmuş, kapanmıştı. Karanlık, bir girdap gibi etrafımda dönüp duruyordu ve düşünceler simsiyah ve karmaşık bir akıntı gibiydi. Dürtülerime teslim olmuş, gevşemiş, pasif bir halde kendimi büyük bir nehrin kurumuş yatağına bırakmıştım. Uzak dağlarda şiddetli bir akıntı başlamıştı ve taşkın olacağını hissediyordum. Ayağa kalkacak, kaçacak mecalim yoktu. Bitkin bir halde yatmış, ölümü bekliyordum. Aynı düşünce kafamın içinde dönüp duruyordu, Tanrı düşüncesi. Söylenmemiş bir duayı hatırlattı bu düşünce bana. Bu kelimeler karanlık zihnimde fısıldaması gereken ancak o gücü kendinde bulamayan bir şeymiş dolanıp durdu.
‘Tanrım yardımını benden esirgeme, çünkü sıkıntılar yaklaşıyor ve yardım alacak kimsem yok.’ ”
“Saçlarımı tararken aynadaki yansımama baktım. Artık çirkin görünmüyordum. Yüzümde umut, renginde ise yaşam vardı. Gözlerim arzularının kaynağını görmüş, muhteşem dalgaların ışıltısını ödünç almış gibiydi.”