Gaye Boralıoğlu’nun önsözüyle

Jane Eyre

Charlotte Brontë
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·541 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2025 22:27
Şubat ayının ilk kitabı Jane Eyre oldu benim için, aynı zamanda ayın yarısından fazlasını da bu kitaba ayırdım. Bu, çoğunlukla zaman bulamamaktan kaynaklanan bir durum olsa da benim için çok güzel oldu. Uzun soluklu bir dizi izlermiş gibi okudum bu kitabı, Jane benim için harika bir arkadaş oldu. Mrs. Reed'in evinden Lowood'a, oradan Thornfield'a ve Mr. Rochester'a, oradan Morton'a, köy okuluna, St. John, Diana ve Mary'ye, Jane'in yanında yolculuk ediyormuşum gibi hissettim.
1000Kitap
Jane EyreCharlotte Brontë · Doğan Kitap Yayınları · 202042,2bin okunma
Puan vermedi·664 syf.··
2024 8. kitabı
·
83 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2024 01:55
Hayatın zorlu yollarından geçerken bir süre sonra Jane ile bütünleştiğimi hissettim. Aslında ne kadar umutsuz bir yaşam içerisinde varolmuş. Tabi bir noktada kendi varoluşunu ortaya koyması beni cezbetti. Böylesine bir hikayeyle bir daha karşılaşır mıyım bilmiyorum. Zaman zaman evet artık sevinebilirim dediğim olayların akabinde hüznün çöküşünü açıklayamam. Açıkçası tüm bu zorlu yollardan geçerken sadece temiz bir kalp hayal ettim. Yolun sonunda temiz kalbinin ait olduğu yere gideceğinden o kadar çok emindim ki. Umudumu yeniden inşa ettiğin için teşekkür ederim Jane temiz kalbine ve en çok kalbinin sesini dinlemene hayran kaldım. Daima kalbimde olacaksın .
Duygu/Düşünce
Jane EyreCharlotte Brontë · Doğan Kitap Yayınları · 202042,2bin okunma
Puan vermedi·664 syf.··
2022 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2022 17:12
Bitti. Akıcı dili, harika bi konusu vardı. Jane adeta arkadaşınız oluyor. Okudukça okumak geliyor içinden insanın ve merak uyandırıyor bıraktığınız zaman. Bittiği zaman da bir arkadaşınızla vedalaşmış hissi geliyor ve biraz buruk bırakıyorsunuz kitabı elinizden. Okuyun derim.
Jane EyreCharlotte Brontë · Doğan Kitap Yayınları · 202042,2bin okunma
Çalıkuşu Jane Eyre
9/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2025 01:22
Ah Jane Eyre! Yalnızlığına, kimsesizliğine şahit oldum; içim seninle ağladı. Tutkuna, yılmazlığına şahit oldum; cesaretim şahlandı. Aşkına, kırılganlığına şahit oldum; kadın ruhum sana bağlandı. Zaaflarınla, hatalarınla ve başkaldırınla koca bir hayat serüveni yaşadım seninle; duygu seline boğuldum. Seni her seferinde bizim Çalıkuşu Feride’ye benzettim ya da onu sana… Hikayen Türk sineması gibi, tesadüflerin kucağında savrulan romantik bir dram fakat bize dokunuşu çok gerçek. Kadınların özeti; belki tüm kadınların sevilmek istediği gibi çocukça sevilen, belki tüm kadınların kendini bir uğurda harcamak istediği kadar fedakar… Yıllar önce filmini izlediğimde dedim ki “Bu güzel öyküyü kesinlikle kitap olarak okumam gerek! Filmi böyle güzelse kitabı nasıldır kim bilir!” Okumak bugüne nasip oldu. Birkaç yerde bizim Tanzimat eserlerinde gördüğümüz aşırı romantizmcilik, olayların fazla tesadüfi oluşu, yazarın zaman zaman doğrudan okuyucuyla konuşması gibi romanda bazı teknik hataların göze çarpmasına rağmen muazzam bir eser… Bitirince ikinci kez filmini izledim. Yine çok sevdim, yine çok sevdim. Kitaptaki kronolojik sıraya göre vermeyip olayları flashbacklerle bütüncül tarzda gözler önüne sermeleri filmi daha da kaliteli ve güzel hale getirmiş. Sonsuza kadar bir filmi seyredip bir kitabı okuyup bu döngüde kaybolsam şikayet etmem sanırım:)) Okuyun, seyredin, asla pişman olmazsınız.
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Doğan Kitap Yayınları · 202042,2bin okunma
Yaratılmış en güçlü kadın hikayelerinden.SPOİLER VAR
10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 02:07
Kitabın incelemesine kronolojik sıra ile değilde aşkını bu kadar güzel ifade eden Mr. Rochester karakterinin alıntısı ile başlamak istiyorum. Yakınımda olduğun zamanlar… Sanki sol kaburgamın altında bir yerde bir ip varmış da bu ip senin sol kaburgana sımsıkı kördüğümle bağlanmış gibi… Ve hikaye küçük yaşta anne babasını kaybeden Jane karakterinin dayısının vasiyeti üzerine yengesi ve üç kuzeni ile beraber yaşaması ile başlıyor. Yengesi başından beri istemediği bu küçük kızı Lowood denen yatılı okula gönderir. Ancak okulun kuralları o kadar katı ve zor ki bu katı yaşam aynı zamanda karakterin ilerleyen zamanlarda dimdik duruşunun sert oluşunun da temelinin başladığı yer oluyor. Okuldan sonra bir malikanede mürebbiyelik yapmaya başlayan Jane hayatının dönüm noktası olan olayları burada yaşıyor hayatının aşkını burada buluyor. Ancak hayatında zorluklar devam ediyor aşık olduğu adamın evli olduğunu büyük bir hayal kırıklığıyla öğreniyor bunun üzerine malikaneyi terk ediyor. Bu terk ediş aynı zamanda karakterin özgürlüğüne aşırı düşkünlüğünün ve ne olursa olsun dik duruşunun da bir parçası oluyor. O zamanın toplumunda kadına biçilen rolün inadına Eyrenin feminist duruşu kimseye bağlı ve bağımlı olmamak için verdiği mücadelesi etkilenilmeyecek gibi değil. Yazılmış en güçlü kadın hikayelerinden biri benim için. Ve neyse çekilen ızdırapların sonucunda Jane aşkına geri döner mutlu bir yaşam sürer. Kitabın bu kısmını film izler gibi okudum ve kitabın kapağını kapatırken istediğim gibi bittiği için derin bir nefes aldım diyebilirim. Bu arada kitabın filme uyarlanmış olmasına ayrıca sevindim. Bu kadar güzel bir karakterle yolculuk yaptığım için mutluyum iyi ki yollarımız kesişti Jane favori karakterim olarak kalacaksın.
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Doğan Kitap Yayınları · 202042,2bin okunma
7/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2023 00:00
!Spoiler içerebilir! Yıl sonunda değerlendirme yazdığımdan (maalesef) şunu diyebilirim ki bu sene en çok etkilendiğim kitap Jane Eyre oldu. Olayların akışı, karakterler, hikaye beni içine çekmeyi başardı. Jane'in hayatına eşlik ettik ve onu büyüttük. Bay Rochester ile aralarında kimya etkilese de beni, günümüzün normlarında bakınca aralarındaki 20 yaş farkı içimi gıcık etmedi değil. Ancak benzer dönemlerin romanlarına da bakınca günün koşullarında yaş farkının çok olduğu birlikteliklerin normal karşılandığı görülebilir. İlk başta yadırgadığım ve samimiyetine inanmakta zorluk çektiğim bu birlikteliği 'Gurur ve Ön yargı' örneği ile karşılaştırdım ve kafamda makul bir düzleme oturtabildim en azından. Jane'in dayısının çocuklarının bile roman sonunda akıbetlerinin ne olduğunu öğrenmemiz, Jane'in onca olumsuz tecrübeye rağmen kendini yetiştirmeye ve geliştirmeye çalışmasını takdir ettim. Okuldan almış olduğu eğitimin ben onun asi tarafını bu kadar törpüleyeceğini düşünmüyordum. Açıkçası arkadaşı Helen'i kaybettikten sonra uyumu bozmamak adına pek ses çıkarmasa da isyankar ve özgür ruh halini yeni yaşacağı yerlerde hissettireceğini düşünmüştüm. Oysaki karakterimiz biraz siniyor sanki, daha güçlü bir karakter profili çizilebilirmiş gibi hissettiyor. Fakat aslında Jane'in güçlü bir yapısı olduğunu malikaneden ve düğünden kaçtığı zaman anlıyoruz. St.John ile aralarında son ana kadar bir şeyler olmasını bekledim açıkçası, manipülasyona eğilimli duran Jane profili aslında güçlü olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. En sonda kendisini mirasla beraber biraz özgüveni yerleşmiş olarak görüyoruz ve ekonomik özgürlüğü sayesinde hayatında belki de alacağı ilk kararı görüyoruz: Rochester'e dönmek. Ben bu kitabı tekrar okurum, şimdi de filmini izlemeye gidiyorum. Bakalım hangi sahneleri
Jane EyreCharlotte Brontë · Doğan Kitap Yayınları · 202042,2bin okunma
Charlotte Bronte’un ustalık eseri
Puan vermedi·664 syf.··
2023 3. kitabı
Victoria Dönemi İngiltere’sinde o zor koşullara rağmen bir kadın tarafından yazılan ustalık eseri bir roman… Jane Eyre karakteri yazarla bütünleşmiş bir şekilde kaleme alınmış gibiydi. Konuya gelecek olursak Jane Eyre küçüklüğünden beri çekmiş olduğu zorluklara rağmen dimdik ayakta durarak o koşullara rağmen pes etmeyen güçlü bir kadın karakter çıkıyor karşımıza. Acıyı, hüznü, aşkı, sevgiyi… Birçok duyguyu beraberinde yaşayıp en sonunda hak ettiği mutluluğa kavuşan Jane… Yaşı mevkiyi önemsemeden Mr. Rochester’a olan aşkı, o büyük aşkına rağmen gururunu asla ezip geçmeyişi ve aylar geçse de büyük zorlukların üstesinden gelip kavuşmaları hafızamdan silinmeyecek ölçüde içime işledi. Küçüklüğünde kuzenlerinden görmediği sevgiyi ileride karşısına çıkan, zor zamanında yardım eli uzatan üç yabancının öz kuzenleri olduğunu öğrendikten sonra karşılıklı birbirine gösterdikleri sevgiyi de en çok Jane hak etmişti. Ne demişti başlarda “Kendimi umursuyorum ben. Ne kadar yalnız ne kadar arkadaşsız ne kadar desteksiz kalmışsam kendime o kadar saygı duyacağım.” Gerçekten de en önce kendisine saygı duyarak sonunda hak ettiği o mutluluğa ulaştı. Ve son olarak Jane Eyre hep aklımda güçlü duruşunla kalacaksın.
Düşünce
Jane EyreCharlotte Brontë · Doğan Kitap Yayınları · 202042,2bin okunma
5/10
·664 syf.··
2024 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2024 00:00
Dönem olarak daha ileride olmasına rağmen edebi zenginlik, içerik ve duygu aktarımı olarak Jane Austen romanlarının çok gerisinde. Okunmasa da olur klasiklerden.
Jane EyreCharlotte Brontë · Doğan Kitap Yayınları · 202042,2bin okunma
8/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2019 39. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2019 19:45
Herkese merhaba. Lütfen toplanın, çünkü hem ilginç bilgiler vereceğim sizlere yani bilgilendirici bir inceleme olacak, hem de oldukça eğlenceli... İşin bilgilendirici kısmından başlayalım. Bu yaz İngiltere Edebiyatı'na bir hayli aşina olmaya başladım, özellikle Victoria Dönemi diye geçen 19.yy kitaplarına. Bu dönemde en göze çarpan özellik, toplumda kadınlara oldukça kötü ve sıradan gözlerle bakılması. Dönemin düşünce anlayışına göre kadınlar sadece yemek yapar, çocuk yapar, iş yapar ama asla kitap falan yazamazlar. Kadınların arka plana dahil atılmadığı bir dönemde bir kadın olarak kitap yazmak kulağa imkansız gibi geliyor elbette. Neyse ki Virginia Wolf, Jane Austen, Mary Shelley gibi kadın yazarlar her şeye rağmen ellerine kalemi almışlar ve yüreklerindeki cesaret ateşiyle kağıtlara bir şeyler karalamışlar. Bronte Kardeşler de kısacık ömürlerine rağmen başyapıt olacak birer eser bırakmışlar İngiliz Edebiyatına. Emily Bronte'un Uğultulu Tepeleri ve Charlotte Bronte'un Jane Eyre'i. Bronte Kardeşler o dönemde bir şiir kitabı çıkarmışlar ancak kadın oldukları için ve dolayısıyla kimsenin okumayacağını düşündükleri için kitabın yazar kısmına erkek isimleri koymuşlar ve isimlerini baş harfleri aynı kalacak şekilde Currer, Ellis ve Acton olarak değiştirmişler. Bu enteresan durum beni gerçekten çok etkiledi, üstüne şiir kitaplarının da başarıyla yorumlandığını öğrendiğim zaman iki kat mutlu oldum. Bu dönemin kitaplarında sizin de dikkatini çekti mi bilmiyorum ama benim dikkatimi en çok çeken şey, muazzam mekan tasvirleri. Malikaneler, konaklar, bağlar bahçeler, ovalar, dağlar, ağaçlar o kadar güzel ve özenle anlatılıyor ki, kitabı okurken sanki Claude Monet tablosuna bakıyor gibi oluyoruz. Neden Monet dedim, çünkü özellikle doğa teması kitaplarda muhteşem işleniyor ve
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
Hilekârların Arasında Tutunan Cesur Bir Çocuk
7/10
·208 syf.··
2025 15. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2025 00:00
Charlotte Brontë ’nin klasikleşmiş eseri Jane Eyre , sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda güçlü bir karakter gelişiminin, ahlaki sorgulamaların ve bireysel özgürlüğün romanı. Kitap boyunca, Jane’in çocukluk yıllarından yetişkinliğine uzanan zorlu yolculuğuna tanıklık ediyoruz. Hilekârların, zorbalıkların, adaletsizliklerin arasında büyüyen bir çocuk olarak Jane, pes etmek yerine kendi ahlaki pusulasına sıkı sıkıya bağlı kalarak dimdik duruyor. Jane karakteri ağırbaşlı, saygılı ve dikkatli biri. Onu iyi bir sırdaş yapan, sağlam bir zihne sahip olması. Net çizgileriyle, değerlerinden ödün vermeyen bir kadın. Onun iç dünyası, yalnızca bir karakter olarak değil, edebi bir figür olarak da hafızamda yer edindi. Bundan sonra kitap dostlarımla konuşurken mutlaka anacağım, örnek göstereceğim karakterlerden biri oldu. Bay Rochester ise tam anlamıyla bilmece gibi bir karakter. Onun diyaloglarını anlamak için yüksek konsantrasyon gerekiyor. Gururlu, alaycı, kalitesiz tavırlara sabrı olmayan ve bir o kadar da karamsar biri. Onunla birlikte geçirdiğimiz her sayfa, karakterin derinliğini ve karmaşıklığını daha iyi anlamamı sağladı. Kitabın hikâyesi oldukça sürükleyici olsa da bazı bölümler gereğinden uzun tutulmuş. Daha kısa olsaydı, temposu çok daha güçlü olabilirdi. Ayrıca, kitabı Storytel üzerinden dinledim ve 21 saatlik bir uzunluğu vardı. Ancak 1000 kitapta Zeplin Yayınları’nda 208 sayfa olarak gösteriliyor. Burada bir hata olabilir; okurların bu durumu dikkate almasını öneririm. Diğer Yayınlardan yapılan alıntıları incelediğimde Zeplin yayınlarının içeriğin daha derin ve duygu yüklü olduğunu fark ettim. Kitabı okumak isteyenler için bu da göz önünde bulundurulması gereken bir detay olabilir. Sonuç olarak Jane Eyre, güçlü bir kadın karakterin, hayata karşı verdiği mücadelenin
Jane EyreCharlotte Brontë · Zeplin Kitap Yayınları · 201942,2bin okunma

Yazar Hakkında

Charlotte BrontëYazar · 25 kitap
Charlotte Brontë, 1816 doğumlu İngiliz yazar. İngiliz Edebiyatı'nın klasikleri arasına yerleşmiş eserleriyle tanınan 3 kardeşin (Charlotte Brontë, Emily Brontë, Anne Brontë) en büyüğü. En ünlü eseri 'Jane Eyre', bir asırdan fazla geçmişiyle halen büyük ilgi görüyor. Ayrıca ailenin kısa ve acıklı hayat hikâyesi de birçok esere konu oluyor. Charlotte Brontë, 21 Nisan 1816’da Yorkshire, İngiltere’de doğdu. Annesi Maria Branwell idi. Babası Partick Brontë, İrlandalı bir rahipti. Charlotte Brontë, çiftin 6 çocuğundan 3. olanıydı. Nisan 1820'de aile Haworth'a taşındı. Anneleri Maria, 15 Eylül 1821’de kanserden ölünce, 5 kız ve bir erkek çocuğuna bakma görevi teyzeleri Elizabeth Branwell’e düştü. 1824 yılında 3 kız kardeşiyle birlikte 'Clergy Daughters' adlı okula başlayan Brontë, buradaki sağlıksız koşullar dolayısıyla okuldan hiç hoşlanmadı. Yazarın sağlığı bozuldu, hatta kardeşleri 1814 doğumlu Maria'yı ve 1815 doğumlu Elizabeth'i de okuldaki koşullar yüzünden 1825'te tüberküloza kurban verdi. Bir yıl sonra okuldan ayrıldı. Gençlik yıllarında, sağ kalan 4 kardeş; Charlotte, Branwell, Emily ve Anne, babalarının kütüphanesinde bolca vakit geçirmeye başladılar. Kurgusal krallıklar kuruyorlar ve bu krallıklarla ilgili hikâyeler ve şiirler yazıyorlardı. Edebiyata karşı ilgileri de bu yıllarda başlamış, hayal güçleri kardeşlerin tümüne ileride geliştirecekleri araçlar sunmuştu. Brontë, eğitimine Mirfield’daki Roe Head adlı okulda devam etti. 1831 ve 1832 yıllarında burada okudu ve bu okul, en iyi arkadaşları Ellen Nussey ve Mary Taylor ile tanıştığı yer oldu. Eğitimini tamamladıktan sonra bu okula öğretmen olarak döndü ve 1835-1838 yılları arasında burada öğretmenlik yaptı. 1839’da Yorkshire'daki birçok ailenin evinde mürebbiyeliğe başladı ve 1841’e kadar bu işle uğraştı. 1842’de kardeşi Emily'yle Brüksel'e, Constantin Heger ve karısı tarafından işletilen okulda Almanca ve işletme dersleri almaya ve çalışmaya gitti. Önceleri öğrenci olarak katıldıkları okulda daha sonra bir miktar para ve kalacak yer karşılığında Brontë İngilizce, Emily de müzik öğretmenliği yapmaya başladı. Ancak Brüksel'de yeni kurdukları bu hayat, teyzelerinin ölümüyle yarıda kesildi. 1842'de bu yüzden İngiltere'ye döndüler ancak Brontë, 1843'te tekrar Brüksel'e gitmeye karar verdi. Brüksel'deki serüveninin 2. yarısı yazar için pek de iyi geçmedi. Yalnız kalmıştı, evine ve kardeşlerine karşı büyük bir özlem duyuyordu ve okulun sahibi Constantin Heger'e aşık olmuştu. Burada geçirdiği günleri, kitapları 'The Professor' ve 'Villette'ye ilham kaynağı oldu. Yazar, Ocak 1844'te İngiltere'ye geri döndü. 1846'da 3 kız kardeş Charlotte, Emily ve Anne, 'Currer Bell', 'Elise Bell' ve 'Acton Bell' isimlerini kullanarak ortaklaşa 'Poems by Currer, Elise and Acton Bell' isimli bir şiir kitabı çıkarttı. Kitap sadece 2 adet satarak büyük bir hayal kırıklığı yaratsa da kardeşler yılmadı ve ilk romanlarını yazmak için kolları sıvadı. Charlotte Brontë, ilk iki romanında 'Currer Bell' ismini kullanmaya devam etti. Ailenin tek oğlu olan Branwell, 1848'de bronşit yüzünden öldü. Aynı yıl Emily Brontë ve 1849'da Anne Brontë tüberkülozdan hayatını kaybetti. Charlotte Brontë, babasıyla kalmıştı. “Jane Eyre”in gördüğü büyük ilgi üzerine bir yayıncı, yazarı sık sık Londra’ya davet ediyordu. Bu ziyaretler sırasında Brontë geniş bir sosyal çevre edinmiş, Harriet Martineau, Elizabeth Gaskell gibi isimlerle tanışmıştı. Ancak sürekli olarak yaşlı babasının yanında olmak istediğinden Londra seyahatlerini birkaç haftadan daha uzun tutmadı. Haziran 1854'te Charlotte Brontë, babasının yardımcısı Arthur Bell Nicholls'la evlendi. Hamileliğinin dokuzuncu ayında, 31 Mart 1855'te öldü. Ölüm nedeni tam olarak bilinmese de tüberküloz, tifüs ya da hamileliğin ilk safhalarındaki bir rahatsızlıktan dolayı öldüğü sanılıyor. Brontë'nin eserleri halen büyük ilgi görüyor ve İngiliz Edebiyatı'nın klasikleri arasında sayılıyor. Aynı zamanda 'On the Death of Anne' ve 'Brontë' isimli iki şiir kitabı bulunuyor.