Villette Geçmişin Gölgesinde

9,0/10  (8 Oy) · 
13 okunma  · 
8 beğeni  · 
920 gösterim
Charlotte Bronte'nin kendi hayatından yola çıkarak yazdığı bu roman, hem yazarın en önemli kitaplarından biri hem de çağının gerçeklerini en iyi anlatan yapıtlardan biri olma özelliğini taşıyor.

Lucy Snowe, genç yaşta ailesini yitirince vatanı İngiltere'yi terk eder ve kıta Avrupası'ndaki Villette kentinde bir yatılı kız okulunda öğretmenlik yapmaya başlar. Lucy burada yalnızca geçmişin hayaletleriyle değil, geride bırakmayı arzu ettiği, kaçındığı duygularla da yüzleşecektir. Okulu sık sık ziyaret eden Doktor John'a karşı içinde yeşeren duygular, kendisine karşı hep zalimce davranan edebiyat öğretmeni Mösyö Paul ile Müdire Madam Beck ve Villette sosyetesiyle mücadelesi, okulun öğrencileriyle ilişkileri Lucy Snowe'un kendini ve dünyayı tanımasında büyük rol oynar. Protestan bir genç kadın olarak Katoliklerin dünyasında tek başına verdiği yaşam savaşı Lucy Snowe'u nereye götürecektir? Lucy Snowe'un her zorluğu göğüsleyen güçlü karakteriyle bu sorulara verdiği yanıt, mutlu sonla ilgili genel kabulleri altüst ediyor. Charlotte Brontë, çalkantılı ve sürprizli bir yolculuğu anlattığı son romanı Villette ile Jane Eyre'de ulaştığı edebi çıtayı yükseltiyor. Brontë'nin bu otobiyografik romanı, Viktorya dönemi Avrupası'nda, sesini henüz kimseye duyuramayan kadının tek başına ve dimdik ayakta durabileceğinin kanıtı.

"Tehlike, yalnız ve belirsiz bir gelecek, mutlaka kasvetli ve kötü olmak zorunda değildir, yeter ki karakter sağlam olsun ve yetiler kullanılabilsin; yeter ki Özgürlük bize kanatlarını ödünç versin, Umut bize yıldızıyla rehberlik etsin."
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    552
  • ISBN:
    9789944756679
  • Orijinal Adı:
    Villette
  • Çeviri:
    Nevhiz Aksunkur
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Kitabın Türü:
mehmet temiz 
 14 Şub 00:17 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Charlotte Bronte' den Jane Eyre'yi aratmayacak düzeyde yazılmış yine muhteşem bir eser. Aynı zamanda da yazarın son kitabı.

Yazar bu kitabında, hayatta hiç kimsesi olmayan İngiliz bir genç kızın (Lucy Snowe), İngiltereyi terkederek , Fransa'nın Vilette adlı şehrine gelmesinı ve orada tek başına verdiği yaşam mücadelesini anlatıyor. Konuyu esas itibariyle değerlendirirsek; anlatılmak istenen şey, o dönemdeki kadınların güçsüzlüğünün kırılması ve güçlü, kendi başına ayakta kalmayı başarabilen kadın tipine duyulan özlemin dile getirilmesinden ibarettir. Aynen Jane Eyre'de olduğu gibi.

Lucy'nin verdiği hayat mücadelesi, tüm zorluklarıyla gözler önüne serilirken aynı zamanda konu ümitsiz aşkın verdiği duygulanımla desteklenmiş , ayrıca da konu içerisine gizemli olaylar katılarak kitaba , son sayfalara kadar devam eden akıcılık ve sürükleyicilik kazandırılmıştır.

Yazarın en önemli kitabı olan ''Jane Eyre '' nin gölgesinde kalarak fazla tanınmaması bence kitaba yapılan en büyük haksızlık olarak değerlendirilebilir. Kesinlikle her bakımdan yüksek düzeyde yazılmış bir kitap. Sadece, dram ve aşk yönü çok ağır basmadığı için belki okuyucunun ilgisini çekmemiş olabilir diye düşünüyorum. Ama her kitabın kendine has bir özelliğinin olması gerekir ki, farklılık taşısın ve okunabilsin. Aksi takdirde okumanın bir anlamı kalmazdı.

Ben, 'Jane Eyre'' kadar etkili ,akıcı ve sürükleyici olarak yazılmış bu kitabın da mutlaka okunması gereken dünya klasiklerinden biri olduğu kanaatindeyim.