Karagözlüm, kavuşmayı beklerken,
Ayrılığın vakti geldi, duydun mu?
Beraberce diktiğimiz çiçekler
Açılmadan önce soldu, duydun mu?
İçimde acıdan ırmaklar çağlar;
Gözlerim yaş dolu, gönlüm kan ağlar.
Tatlı hatıralar, sıcak sevdalar
Hakikatsiz rüya oldu, duydun mu?
Kara talih ile olunmaz yarış;
Eğer küskün isen gitmeden barış
Belki son ayrılık, belki son görüş
Kavlimiz yarıda kaldı, duydun mu?
Çok olur dağların karı-kıcısı,
Böyle imiş alnımızın yazısı
Bu mevsimsiz ayrılığın acısı...
Ok vurdu sinemi deldi, duydun mu?
KARAKOÇ’um, kalbim yara, dilim lâl...
Ömrümün ufkunu sardı bir melâl
Beslediğim umut, kurduğum hayal
İçime ateşler saldı, duydun mu?
'İki kere iki dört' ediyorsa
Ben de seni seviyorum, darılma.
Bir de 'Her gecenin sabahı var' sa
Ben de seni seviyorum, darılma.
Demişler ki: 'Çivi, çiviyi söker'
Her eşek çamura bir defa çöker
Madem 'Kar üşütür, ateş te yakar'
Ben de seni seviyorum, darılma.
'Her yokuşun bir inişi olur' sa
'Aka aka, su çukuru bulur' sa
İnsan doğar, yaşar, sonra ölürse
Ben de seni seviyorum, darılma.
Durup dinlenmeden akarsa pınar
Her yıl kıştan sonra gelirse bahar
Balıkların suyu sevdiği kadar
Ben de seni seviyorum, darılma.
Dikkat eyle geçmiyorum sırayı
Bozar ise kader bozsun arayı
Aç ekmeği sever, fakir parayı
Ben de seni seviyorum, darılma.