Bugün halk, yöneticilerin halkı sırtında taşımadığının, aksine onun sırtına binen bir yük olduğunun farkında. Siyasilerin sözlerinin kendisini ilgilendiren bir yanının olmadığını, kimsenin halkın sorunları ile gerçekten ilgilenmediğini, yaptıklarının birer gösteriş ve onu kandırmaya yönelik şovlar olduğunu biliyor.
Halkın yaşadığı açmazı görmek gerek. Askerlerde devlet adamlarının sorumluluk duygusunu, güvenilirliği görüyor. Ama onların devlet kavramı içinde kendisinin ikinci planda tutulduğunu ve onların gözünde görevin kutsal, hakkın anlamsız olduğunu biliyor.
Ülkeyi yönetenlerin, sadece ayakta kalabilmek için, kendisine birşeyler vermek zorunda olduğunun farkında. Dürüstlüklerini sorgulamıyor bile. Pazardan mal alırken nasıl hep aldatılmaktan korkuyor, ama mecbur olduğu için yine de birşeyler satın alıyorsa, siyaseti de böyle bir alışveriş gibi görüyor.
Şu anda gördüğümüz manzara budur. Halk devleti askere emanet edip, alışverişi siyasetçilerle yapıyor. Ama eğer devleti tehlikede görürse, siyasetçilerin hiç şansı olmaz ve bugün halkı arkalarında bulacaklarını sananlar hayal kırıklığına uğrarlar. Halk devleti yaşatmakta kararlıdır.