Yeliz

Yeliz
@Tysofficial23
• Evli • Minik bir prenses annesi
Laborant
Önlisans
Kahramanmaraş
18 okur puanı
Aralık 2025 tarihinde katıldı
Puan vermedi
KARANLIKTAKİ KIVILCIM / Stacy Willingham “Ev sadece bir ev, beton ve çivilerle bir arada tutulan tuğlalar ve kalaslar topluluğu değildir. Bundan daha duygusaldır. Ev emniyettir.” "Ölüm insanın bedenini yaşlandırıyor, ten rengini griye çeviriyor, gözlerini donuklaştırıyor.” "Ne mutlu ne üzgün; ne kızgın ne de sinirliydi, bir insan kabuğundan ibaretti. İçi boştu." Karanlıktaki Kıvılcım, 360 sayfadan oluşan psikolojik gerilim türünde ve gerilimi oldukça yüksek, karakterin zihnindeki paranoyayı hissettiren akıcı anlatıma sahip bir romandır. Konu olarak hafızanın güvenilmezliği, travma, seri katil mirası ele alınmıştır. Kitabımız 12 yaşında babasının seri katil olduğunu öğrenen ve yirmi yıl sonra benzer cinayetlerin yeniden başlamasıyla geçmişin travmalarıyla yüzleşen psikolog Chloe Davis'in hikayesini anlatır.Chloe, Baton Rouge'da yeni bir hayat kurmuşken, etrafındaki genç kızların kaybolmasıyla paranoyaklaşır ve katilin kim olduğunu bulmaya çalışır. Aynı zamanda Psikolog Chloe Davis, geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken şüphe ve korku sarmalına düşer. 20 yıl önce işlenen cinayetlerin benzerlerinin tekrar etmesiyle, babasının kendisine bıraktığı o acı ve korku dolu mirasıyla ve kendi güvenilmez hafızasıyla yüzleşir. Tavsiyedir.
Karanlıktaki KıvılcımStacy Willingham · Altın KitaplarMurat Karlıdağ · 2026187 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
KARANLIK BAĞ / Çağla Fulya Karanlık Bağ, İmperium serisinin 310 sayfadan oluşan ilk kitabıdır. Kitabımız fantastik kurgusu ile bizleri farklı bir evrene sürüklüyor. Konu olarak ihanet, arzu ve karanlığın içinden doğan bir aşkın etrafında dönüyor kurgumuz. Kendinizi adeta bir film izliyor gibi hissediyorsunuz. Yazarın kalemi ile ilk tanışma kitabım ve sanırım yazarımızında fantastik olarak kaleme aldığı ilk kitabıydı. Kurguyu kelimelere işleyişi ve anlatım tarzına gelecek olursak ben çok sevdim çünkü fanstastik yazmak ve hayal gücünü kelimelere dökmek bayağı zordur. Ama yazarımız bunu fazlasıyla güzel yansıtmış. Serinin devam kitaplarını büyük bir heyecanla bekliyorum. Ana karakterimiz Elismera’nın gerçek kimliği ile yüzleşerek aslında bir kadim türünün kanını taşıdığını öğrenmesi ile giriş yapıyoruz kurgumuza. Elismera kendi halinde küçük bir kafede çalışan, kitap okumayı seven aynı zamanda da okuduğu kitapların gerçekliğiyle pek ilgilenmeyen, yaşadıklarıyla gerçekler arasında hayretler içerisinde kalacak bir kızdır. Çalıştığı günlerden birinde iş yerine bir adamın gelip annesini sormasıyla tehlike çanlarının çaldığı fark eder ve gizlice eve gider. Fakat gittiğinde adam çoktan annesini bulmuştur. Bu karşılaşma sonrasında Elismera için artık hiç birşey 1 saat önce ki yaşantısı kadar sakin olmayacağının kanıtıdır. Annesinin yıllardır gizlediği sırlar ve karanlık bir geçmiş, Elismera’nın kimliğini yeniden keşfetmesine neden olur. Sırlar gün yüzüne çıkmış sınav çoktan başlamıştır. Fakat Elismera’nın asıl sınavı, yüzyıllardır kendisini arayan Ashirel’in ruh eşi olduğunu öğrendiğinde başlayacaktır. Aralarındaki çekim çok güçlüdür ancak birleşmeleri, dünyayı etkileyecek büyük bir kehaneti uyandıracaktır. Elismera kanını taşıdığı kadim türünü kabullenmesiyle birlikte
Karanlık BağÇağla Fulya · Kaktüs Sanat Yayınları · 202523 okunma
Puan vermedi
YER YÜZÜ ŞAHİTLERİ / Ahi Aratoğlu @ahi.aratoglu @nihllck.kitap @amoreyayingrubu “Öyle kolay mı sandın dünya pazarını, gelip görüp gitmek. Mutlaka bir bedeli olmalı bu gelmenin ve gitmenin…” Öncelikle şunu belirtmek isterim. Yazarın kalemi anlatımı aşırı etkileyici ve düşündürüp sorgulatıcı bir yanı var. Kitabı okuduktan sonra günlerce düşüneceğim soruların etkisi altında kalıp cevap aramaya başladım. Yaşadığımız her an, bir daha karşımıza çıkmayacakmış gibi yaşadığımızı bize hatırlatıyor. Biz insanoğlunun attığı her adımın yer yüzüne kaydedildiğini, biz öldüğümüzde bile hiç birşeyin yaşanmamış sayılmayacağını ve üstünün örtülmeyeceğini ayetlerle vurgulamış yazarımız. Hakikat asla kaybolmaz, her bir insanın dünyadan geçip gittiğinde ki izi silinmez algısını yansıtıyor ve gerçeklerle yüzleşmemizi sağlıyor kitabımız. Bu dünya gelip geçici diyip bir çok davranıştan kendimizi asla alıkoymuyoruz ya, işte bizim en büyük günahımız budur. Kendi davranışlarımıza kendimiz şahit olarak en büyük kanıtı oluşturuyoruz aslında, Rabbim görmedi veyahut kuluna acıdı görmezden geldi peki ya biz kendi hatamızı nasıl görmezden geleceğiz şahitlik ehline geçtiğimizde? Hem feyz alıp hemde binlerce düşünceyle sarsılabileceğimiz ve bizlere ışık olabilen bir kitaptı, ben çok şey fark ettim en çokta hakikati, sizlere şiddetle tavsiye ediyorum kendi benliğinizle yüzleşme vakti gelmedi mi sizce?
1000Kitap
Yeryüzü ŞahitleriAhi Aratoğlu · Amore Yayınevi · 202619 okunma
Puan vermedi
TUTSAK / Anne Michaels @timasyayingrubu @rukislee ‍ “Birine acımak bize onun hayatında söz sahibi olma hakkını vermez.Ya da başka bir insana bizim üzerimizde hak tanımaz” ‍ “Hayatta kalmayı öyle bir dert haline getiriyorlar ki yaşamayı unutuyoruz.” ‍ “Kader, mücadele ile teslimiyetin aynı anlama geldiği andır.” ‍ “Alevin fitille ilişkisinin, ruhun bedenle ilişkisinden hiçbir farkı yoktur. İkisini de birbirine bağlayan yalnızca bir nefestir.” Tutsak kitabımız, bütün anlamıyla beni etkileyip üzerinde düşündüren bir kitap oldu. Yazarımızın şair olduğunu bu ödüllü kitabında da hissediyoruz. Geçmiş ve gelecek arası dönen kurgular gibi değilde daha fazla zamanlamalarda geçmiş farklı karakterleri okuyoruz. John-Helena ikilisinin arasında doğan aşkı, Anna ve kızı Mara’nın trajedik yaşamını okuyoruz, her bölüm farklı karakteri anlatsa da sonunda ortaya bambaşka bir bağlantı çıkıyor. Savaşın, yıkımın etkisinde kalmış yaşamlar ve tarihin yeniden şekillenişini okuduğumuzda kendi benliğimizi yokluyoruz, içsel bir yolculuğa çıkıyoruz aslında. İlk başlarda fazla adapte olamadım ama sonradan konu beni içine çektiğinde etkilendim. Tavsiye ederim böyle bir anlatım tarzında ilk okuduğum kitap olmakla birlikte yazarın kalemine hayran kaldım. Aldığı ödülü hak eden bir eserdir tavsiye ederim.
1000Kitap
TutsakAnne Michaels · Timaş Yayınları · 202623 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 8. kitabı
YARA ATLASI / Hediye Demet Akan @timasyayingrubu @yara.atlasi Hayatta bir şey nerede başladıysa tam olarak orada son bulurmuş. Masallar ilk satıra değen gözlerde, yolculuklar başladıkları istasyonlarda, hayatsa fışkırdığı toprakta. O su ki bir sepette Musa’yı, bir balığın karnında Yunus’u, bir gemide Nuh’u nerelere taşımıştı. Kendini suya bırakmanın insanı mutlaka vardıracağı bir yer olduğu tartışmasızdır. “sevgisizlik gurbettir ve gurbet genleşen bir yalnızlıktır, unutma. Yine de gurbetin insana kazandırdığı bazı yetenekler vardır. Hazır bir hanesi olmayınca insanın, terekeden alıp çilingircide kopyalatacağı anahtarları da olmaz. Fanusundan kaçıp okyanusta yüzmüş bir balık, yeniden fanusa konulsa yüzmek sayar mı bir avuç sudaki çırpınmalarını? Kafesinden kurtulup ağaçtan ağaca uçan bir kuş, yeniden kafese konulsa şevkle şakır mı artık? Esaret altında doğmuş bir aslan, ormana kavuştuğunda, bakıcısını ne kadar severse sevsin geri döner mi? Ve ne kadar uzun zaman tutsaklık yaşamış olurlarsa olsunlar, hepsi aslı ona ne emrediyorsa onu en iyi şekilde yapmayı bilir. Ne balık acemidir okyanusta ne kuş zorlanır göğe yükselirken ne de aslan korkar ormanın gecesinden. Yara atlası, karakterimizin travmalarını ele alarak bizleri içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Ankara’da meydanların onca kalabalığı arasında kendi yanlızlığıyla içinde ki susmayan kalabalığı arasında kalıp savaşarak, izinden kurtulamadığı yaralarıyla, sevgisiz bırakılan çocukluğuyla bir terapist aracılığıyla yüzleşiyor karakterimiz. Bu yüzleşmede ilahi teslimiyetin, hakikatin farkına varıyor. Biz İnsanoğlu hep böyle içinden çıkılmaz bi duruma geldiğimizde fark ediyoruz bazı şeyleri ve o zaman sığınacak bir liman arıyoruz. Buda bizi inançlarımıza yöneltiyor. Hakikatin şifasını istiyoruz. Her yaranın
1000Kitap
Yara AtlasıHediye Demet Akan · Timaş Yayınları · 202660 okunma