Allah Resulü sav, Kabe'nin yanındaki şerbet dağıtılan yere geldiğinde şerbet istedi. Ancak amcası Abbas oğlu Fadl'ı eve gönderip ona daha güzel şerbet getirmesini emredince özel muameleye itiraz ederek "Hayır, bana halkın içtiği şerbetten verin" demiştir.
"Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez. Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt. Unutma ki seslerin en çirkini merkeplerin sesidir."
Yapılan haksızlıklara sükut etmek, her kötülüğe seyirci kalmak, zillete boyun eğmek, batıla ve fenalığa teslim olmak sabır değil mesuliyetten kaçmaktır. Yaratılış gayesi hilafına yönelmedir.
İnsan dünyaya imtihan için gönderilmiştir. Mülk suresinde geçen "O ki hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır" ayeti bu hususa işaret eder.
"Yanımda bir şeyler olsaydı onları sizden esirgemez verirdim. Kim dilenmekten çekinir İffetli davranırsa Allah onun iffetini arttırır. Kim tokgözlü olmak isterse Allah onu başkalarına muhtaç olmaktan kurtarır. Kim de sabretmeye gayret ederse Allah ona sabır verir. Hiçbir kimseye sabırdan daha hayırlı ve büyük bir lütufta bulunulmamıştır."