📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Allah Resulü sav, hıyaneti bir münafıklık alameti olarak kabul etmiştir: "Münafığın alameti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde vaadinden döner, Kendisine bir şey emanet edildiğinde ihanet eder."
Mekkeli müşrikler şehir dışına çıktıkları zaman ellerindeki kıymetli mallarını birbirlerine emanet etmek yerine, şehrin en güvenilir kabul ettikleri insanına: Hz Peygamber'e (sav) teslim etmişlerdir. Bu yüzden Allah Rasulü sav Mekke'den Medine'ye hicretinde kendisinde bulunan emanetleri sahiplerine geri vermesi için Hz Ali'yi kendi yerine bırakmıştır.
İslam'ın öngördüğü ahlaki terakkinin ulaşacağı son nokta insanın gaye bakımından çıkar kaygılarını aşması; hatta Cennet ümidi ve cehennem korkusunun da ötesinde bütün düşünce ve davranışlarını Allah'ın emrine ve rızasını uygun düşüp düşmeyeceği açısından değerlendirilmesidir.
Allah (cc) insanı yaratmış onun nefsine potansiyel olarak fücurunu da takvasını da ilham etmiş, yani ona iyilik ve kötülüğün kaynakları olan kabiliyetleri birlikte vermiş, ardından da bunlardan istediğini seçme imkanı vermiştir. Buna göre nefsini temiz tutan kurtuluşa ermiş onu kirletense hüsrana uğramıştır.