Çocuklarımla ilgilenmiyor değilim. Arada bir gerçek olduklarına inanmakta güçlük çekiyorum yalnızca. Bir de, karımın, annemin, karımın annesinin, konu komşunun onlarda gördüğü cevheri bir türlü göremiyorum ben.
Şişeyi kırıp akan sele karışacağım. Islanınca mektup okunmaz hale mi gelecek? Yırtılıp, dağılıp hepten yok mu olacak? Bilmiyorum. Aldırmıyorum. Göze almam gerek.
Irmağın sularına kapılmış bir şişe içinde okunmamış bir mektup olmak yetmiyor. Islanıp okunmayacak duruma gelmek, hatta paralanıp tümden yitmek pahasına da olsa çıkmalı o mektup şişesinden.