Acayip şeylerden biri de - ki acayipler çoktur -
Şifanın yakında olup da ona ulaşılmamasıdır.
Çölde çil develer susuzluktan ölür;
Su tulumları da sırtlarında olur.
Kul en çok kalbi kırıldığı zaman Rabbine yaklaşır. Artık Rabbinin rahmeti onun yanındadır. Eğer Rabbi onun velisi olursa ona öyle kalp gıdası verir ki bundan tabiatının kuvvetleri güçlenir, kuvvetleri canlanır, bedenin aldığı gıdalardan daha etkili olur.
İmanı, Rabbisine sevgisi, onunla beraberliği, sevinci ne kadar kuvvetli, Rabbine yakîni sağlam olursa, ona ve rızasına özlemi artarsa, içinde dille ifade edilmez, doktor reçetesinin yapamayacağı ve ilminin yetişemeyeceği bir kuvvet bulur.
İsrail oğullarına ait bir nakilde şöyle geçmiştir: İbrahim Halil: Ya Rabbi, hastalık kimdendir, dedi? O da: Bendendir, dedi. O da: İlaç kimdendir, dedi? O da: Bendendir, dedi. O da: Öyleyse doktorun rolü nedir, dedi? O da: İlacı kendisiyle gönderdiğim kimsedir, dedi.
İlimleri, deneyleri ve kıyasları ona yetişmez. Bunlar; kalbin takviye edilmesi, Allah'a itikat ve tevekkül, ona iltica etmek, huzurunda acziyet göstermek, sadaka, dua, tövbe, istiğfar, halka iyilik etmek, darda kalana yardım etmek ve sıkıntılının belasını def etmek gibi şeylerdir. Bu ilaçları dinleri ve milletleri farklı olanlar denemişler; bunların doktorların ne ilimlerinin ne de tecrübe ve kıyaslarının ulaşamadığı faydaları verdiğini görmüşlerdir.