“Pek az kişi kendi zaferinin yükünün ağırlığını göze alabilir: Çogu insan hayallerinin gerçekleşebileceğini gördüğünde onlardan vazgeçer. Kendi mutluluklaryla ne yapacaklarını bilemedikleri için yürekten savaş vermeye
yanaşmazlar; dünya islerine hapsolur kalırlar. Tipki benim, onunla ne yapacağımı bilmeden kılıcımı bulmak istemem gibi."
"Bugüne kadar ögrendiklerin ancak gerçek hayata geçerse bir anlam kazanacak. Santiago Yolu' nu sana sıradan insanın yolu olarak tanımladığımı unutma; bir kez
söyledim bunu. Santiago Yolu'nda da, hayatta da, bilgeliğin ancak bir engelin üstesinden gelinmesine yardımcı oluyorsa bir anlamı vardir.”
Hayat kavgalarından kaçmama izin vermeyecek, yürekten savaş vermeme yardımcı olacaktı. Bir daha asla, bir sey yapmaya kalkıştığımda kendimi bir garip hissetmeyecektim. Çünkü o orada olacak
ve elimden tutup beni baska dünyalara götürdügünde, günahların en büyüğünü, pismanligi ardımda birakmam
gerektigini söyleyecekti. Onun varligi ve yüzünün sevecenliğinden kuşku duymuyordum ya, hayat pınarından su içebilecektim artik.