Kimi insan için ikigai, “paylaşmak ve yardımlaşmak” anlamına gelir. Yakınlarına, tanıdık ve tanımadık ihtiyaç sahiplerine elini ve yüreğini uzatmaktır.
Yaşamı kendi haline bırakıp da gereken özeni göstermeyince amaçsız, nedensiz yaşamaya başlarız. Ruhlarımız, terk edilmiş bağlara, bahçelere dönüşür. Her yanı yabani otlar sarar. Mahzun yüreklerimizde, hüzünlü hayaletler dolaşmaya başlar. Buna, doktorlar “depresyon“ der. ıssız gönül bağımıza konan baykuşlar; korku salar kalplerimize. Doktorlar bu korkuya, “endişe“ der, “anksiyete“ der; “panik“ der.