1876 Aralık ayında ilan edilmiş olan 1876 Anayasası'nı, ll. Abdülhamid 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'nın doğurduğu şartları bahane ederek, 1878 Şubat'ında yürürlükten kaldırmıştır. Bundan sonra II. Abdülhamid, 30 yıl sürecek olan despotik ve otoriter yönetimine başlamıştır.
Osmanlı İmparatorluğu'ndan hürriyetçilik akımının her biri öncekinden daha yoğun olmak üzere, dört gelişmede açıkça tespit edilmektedir. Bunlar, 1839 Tanzimat Fermanı, 1856 Islahat Fermanı, 1876 I. Meşrutiyet Anayasası ve 1908 II. Meşrutiyet Hareketi.
Avrupa'daki Sovyet yayılma ve emperyalizmine karşı 1949 yılında Kuzey Atlantik İttifakı (NATO) kurulduktan sonra, 1952 yılında Türkiye de bu ittifaka dahil olmuş ve ancak bu suretle Sovyet Rusya karşısında güvenliğini sağlayabilmiş tir.
Bolşevik İhtilali'nden sonra Batılı devletler, yeni Sovyet rejimini yıkmak için çeşitli mücadele yollarına başvurmuştu. Kısacası, gerek Milli Mücadele, gerekse Sovyet Rusya aynı düşmana karşı mücadele etmekteydi. Atatürk'ün "avamil-i tabiiyeden mütehassıl" (tabii şartlardan doğan) dostluk dediği, Türk-Sovyet dostluğu ve yakınlaşması 1920 yılından itibaren bu şekilde başladı. Yani Atatürk, Batı'ya ve özellikle İngiltere'ye karşı Sovyet Rusya'ya dayanma yoluna bu sebeplerle girmiştir.
1878'den itibaren Anadolu'daki Ermenileri bağımsızlığa kışkırtmak suretiyle, Doğu Anadolu'da kurulacak bağımsız bir Ermeni devletini, Rusya'nın Anadolu'ya girmesini önleyecek bir tampon olarak kullanmak istemiştir.