Gerçek aşk buydu işte, kafanız karmakarışık da olsa, size yönelik korkunç bir entrikanın göbeğinde de bulunsanız, hatta tehlike kapınızı çalmak üzere de olsa, bunların hiçbirine aldırmaz, unutmamanız gerekeni unutur, ucunda ölüm olduğunu bilseniz de en küçük bir telaşa kapılmaz, ruhunuzu tümüyle sevdiğiniz kadının emrine verirdiniz.
“Benim burada ne işim var?” diye düşündüğünüz oldu mu hiç?
Bir labirentin içindeymişsiniz ve kaybolduğunuzdan eminmişsiniz de, her dönemeci kendiniz yarattığınız için bu tamamıyla sizin suçunuzmuş gibi hissettiğiniz?