Ali, hafiften çiselemeye başlayan yağmurun daha sert yağdığı yere doğru gözlerini dikip "Oralara gitmeliyim arkadaşlar. Gerçek dostlarım beni orada bekliyor," diye bağırıp, Kara Zindan Mezarlığı'na doğru salkım saçak yürüdü. Ali'nin kalp sızlatan yürüyüşüne dayanamayan ağır bitirimler, "Hakkı yenen daha kaç muhterem insan mezarlığa yürümedi ki!" dediler.
bu semtin insanları kuğu başlı,aslan ayaklı iskemlelerde oturup yanlarından geçen rüzgara çay söyleyecek kadar inceydiler.aynı zamanda rüzgarı ısıtmak için ateş yakacak kadar duygusallardı...'