Tarık ibni Sihab radıyallahu anh anlatıyor:
Hz. Ömer radıyallahu anh, halife olduğu yıllardan birinde, Ebû Ubeyde bin Cerrâh ile birikte Suriye'ye gidiyordu. Önlerine bir dere çıktı. Hz. Ömer devesinden indi; ayakkabılarını çıkarıp omuzuna attı; devenin yularından tutup suya girdi. Bunu gören Ebû Ubeyde bin Cerrâh: "Ey mü'minlerin emiri!" diye telaşlandı. "Bunu nasıl yaparsın? Ayakkabılarını çıkarıp omuzuna atıyor, devenin yularından tutup suya giriyorsun. Şehir halkının seni bu vaziyette görmesi, doğrusu beni çok üzer." Bunu duyan Hz. Ömer Ebû Ubeyde'ye şunları söyledi:
"Bu ne biçim söz, Ebû Ubeyde! Eğer bu sözü sen değil de bir başkası söyleseydi, onu Muhammed ümmetine ibret olacak şekilde cezalandırırdım.
Şunu unutma!
Biz çok basit bir kavim idik, Allah Teâlâ bizi
İslâmiyet'le yüceltti.
Şan ve şerefi dinden başka yerde ararsak, Cenâb-ı Hak bizi tekrar eski halimize düşürür."
Hâkim, el-Müstedrek