"İnsanların birbirleri için pek az şey ifade etmesi bende genellikle göğsümü parçalamak, beynimi dağıtmak isteği uyandırıyor. Ah, karşımdakine geçiremediğim sevgi, sevinç, şefkat ve hazzı karşımdaki de bana sunamaz, tüm kalbim mutlulukla dolup taşsa bile, karşımda kılı kıpırdamadan duran soğuk birini mutlu edemem."
Sayfa 84 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Ah, o an onu bir kardeşe dönüştürebilse öyle mutlu olacakmış ki! Onu kız arkadaşlarından biriyle evlendirebilse, Albert'le ilişkisinin eski haline dönme ümidi güçlenirmiş!
Sırayla bütün kız arkadaşlarını düşünmüş, her birinde bir kusur bulmuş, ona kimseyi layık görememiş.
Tüm bu düşünceler aklından geçerken, çok net olmasa da, içten gelen gizli arzusunun Werther'i kendisine ayırmak olduğunu ilk kez derinden hissetmiş, bunun yanı sıra onu kendisine saklayamayacağını, saklamaya hakkı olmadığını da aklından geçirmiş; temiz, güzel ve başka zamanlar çok neşeli olup her şeye çözüm bulan bir insan olarak bu kez kendisine mutluluk ümidi vermeyen hüznün baskısını hissetmiş.
Kalbi sıkışıyor, gri bulutlar gözlerini gölgeliyormuş."
Sayfa 107 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Genç bir erkek bir kıza tümüyle bağlanır, günün tüm saatlerini onunla geçirir, kendisini bütünüyle ona adayacağını her an söylemek için tüm gücünü ve tüm mal varlığını kaybeder. O sırada devlet memuru titiz biri gelip ona şöyle şeyler söyleyebilir: "Nazik genç adam! Sevmek insanca bir şey, ancak insanca sevmeyi bilmek lazım! Zamanını böl, bir kısmını çalışmaya ayır, boş zamanı da sevgiline. Hem paranın, hem de gerekli ihtiyaçlarından artakalanın hesabını yap, çok sık olmamak şartıyla, örneğin doğum ya da isim gününde ona bir armağan almanı çok görmem." - Bunu yapan işe yarar bir genç olur, her prense onu işe alsın diye tavsiyede bulunurum; ancak o zaman aşk bitmiş olur, eğer sanatçıysa da sanatı."
Sayfa 12 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Genelleme yapan her cümlenin istisna derdi olduğu bilinen bir şey değil mi? Ama insan kendini böyle savunuyor! Genel ve kısmen gerçek bir şey söylerken, lafı biraz aceleye getirdiği düşüncesine kapılınca, sonunda konuyla uzaktan yakından bir alakası kalmayıncaya kadar karşınızda sınır koymayı, değiştirmeyi, önemsiz kılmayı ve eklemeyi sürdürüyor."
Sayfa 43 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu