Necati Karakuş

Necati Karakuş
@UlakApollo
Destanımızda yalnız onların macerası vardır...
Öğrenci
Ankara Siyasal
Ankara - Adana
Niğde, 27 Ekim 1996
10 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Hukuk dediğin soğuk kurallar manzumesinin arkasına sığınıp, insani olana karşı, bana karşı bu kadar körleşmiş olduğunu görmek beni nasıl yaraladı bilemezsin. Senden beklediğim ufacık, anlayışlı bir bakıştı. O gün yolumuzun çok önceden çatallandığını, farklı yönlere yürüdüğümüzü ve aramızdaki mesafenin kapanmayacak kadar açıldığını anladım"
Sayfa 137 - Yazılama Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
"Lisedeki edebiyat öğretmeni sevdiği bir resmi yorumlamalarını istediğinde bunu seçmişti. "Edebiyat görünenin arkasındaki gerçeğin en güçlü sözcüsüdür." diye başlamıştı, "Egemen
Sayfa 126 - Yazılama Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
"Gülay "Libido yaşam sevincidir." dedikten sonra tatlı tatlı gülümseyip Küba Devrimi'ni örnek göstermişti. "Ocak 1959'dan dokuz, on ay sonra ülkedeki doğum oranında dikkat çeken bir artış olmuş biliyor musun!" Aydın'ın şaşkın bakışlarıyla karşılaştığı an kahkahayı patlatıp, "Teyitli bilgi değildir" dedikten sonra devam etmişti, "Ama ben doğru olduğuna inanıyorum, çünkü hoşuma gidiyor. Devrimlerde sadece eski düzen değil, yatak odasını bile etkileyen o yoğun bastırılma duygusunun da yıkılması, en büyük siyasi enerjiye, en yüksek biyolojik coşkunun eşlik etmesi son derece mantıklı geliyor bana."
Sayfa 124 - Yazılama Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
"O yaşına kadar herhangi bir eyleme katılmayan Aydın, hazırlıksız yakalandığı teklif karşısında ne yanıt vereceğini şaşırmıştı. Oysa bu soruyla ilk defa karşılaşmıyordu. Üniversitedeyken benzer tekliflere, eylem yapmanın hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini savunarak uzak durmuştu. Bahane değil, bu onun gerçek düşüncesiydi. Eylemcilerin taleplerinin neredeyse hiçbir zaman karşılanmadığını gördüğünde de haklılığını tescil ediyor, içini rahatlatıyordu. Yine de inancın insanlar için bir ihtiyaç olduğunu anlayabiliyor, arkadaşlarına özeniyordu. Fakat her zaman ana akımı makul görmekten, statükonun değişmezliğini gerekçelendirmekten kendini alamıyordu. Ancak bu sefer içinden bir ses, bugün Taksim'de olması gerektiğini söylüyordu."
Sayfa 120 - Yazılama Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
"Yaşlı avukat şimdikilere değil ama kendi gençliğine sevecenlikle bakardı, yine olsa aynı yolları yürürdü. Aydın babasında böyle bir naifliği hiçbir zaman hissedememişti. Çok nadir bahsettiği üniversite yıllarıyla ilgili, pişmanlık yasasından yararlanmak isteyen sorgudaki biri gibi konuşurdu. "Gençlik işte” derdi, "Gençlik insanın vicdanıdır. Sonra gerçek hayatla tanışınca... Eylemler, protestolar, grevler, bildiriler; ne oldu sonra? Ölen öldüğüyle kaldı. Emekçi dediklerimiz önce askerleri sonra sağcıları alkışladı, solcular hapisten çıkıp reklam çekmeye başladılar. Boşversene." Babası vicdanını geride bıraktığı, Orhan Bey zamanının azaldığını hissettiği için sinirliydi."
Sayfa 118 - Yazılama Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam