"Yaşlı avukat şimdikilere değil ama kendi gençliğine sevecenlikle bakardı, yine olsa aynı yolları yürürdü. Aydın babasında böyle bir naifliği hiçbir zaman hissedememişti. Çok nadir bahsettiği üniversite yıllarıyla ilgili, pişmanlık yasasından yararlanmak isteyen sorgudaki biri gibi konuşurdu. "Gençlik işte” derdi, "Gençlik insanın vicdanıdır. Sonra gerçek hayatla tanışınca... Eylemler, protestolar, grevler, bildiriler; ne oldu sonra? Ölen öldüğüyle kaldı. Emekçi dediklerimiz önce askerleri sonra sağcıları alkışladı, solcular hapisten çıkıp reklam çekmeye başladılar. Boşversene." Babası vicdanını geride bıraktığı, Orhan Bey zamanının azaldığını hissettiği için sinirliydi."