İşgalci, karanlık güçlere karşı Direnme ya da Partizanın Kızı
2. Dünya Savaşında, Bulgaristan'ın sınır kapılarını, tam bir teslimiyetçi tavrıyla işgalci Alman ordusuna açan faşist yöneticiler, akıl almaz bir acımasızlıkla, direnen yurtseverleri Nazi canavarlarının önüne atmış, ülkenin varını yoğunu sorumsuzca düşmana yağmalatmışlardı.
Nazi'lerin ve onların işbirlikçisi, faşist kukla yöneticilerin halkın üzerindeki baskıları, insanlıkdışı işkenceleri her geçen gün yoğunlaşmaktaydı.
Bu karanlık işgalci güçlere karşı halkın direnmesi fazla gecikmedi; örnek bir direniş örgütü oluşturuldu, "Vatan Cephesi" kuruldu kısa sürede...
Genciyle-yaşlısıyla, işçisiyle, köylüsüyle, öğretmeniyle, öğrencisiyle, esnafıyla-memuruyla tüm yurtsever halkın bu yürekli örnek direnişi, amacına ulaştı ve Alman faşizmi dize getirildi, işgal orduları bir daha dönmemek üzere ülkeden kovuldu.
Bu kahraman insanlar, ölümün soğuk yüzüne karşı korkusuzca düşmana direnmekte ve savaşmaktaydı. Vatan Cephesi'nde savaşan Partizan Mirço ve Ruben görülecek olan çok önemli bir iş için gönüllü olarak partizan müfrezesi komutanı tarafından şehre yollanırlar.
Mirço ve Ruben, faşistler tarafından bir grevde büyük oğlu öldürülen dayısı İvan Leskov'ların evine gelirler. Burada dayı Leskov partizanları saklaması konusunda ikna edilir. Evin mahzenine gizli bir sığınak yapılır. Mirço'nun teyze Stoyanko ise heyecanını bastırmaya çalışır. 9 yaşındaki kız çocuğu Rujka ve 14 yaşındaki oğulları Yanko partizanların evlerinde gizlendiklerini kimseye söylememeleri konusunda uyarılır babaları Leskov tarafından.
Partizanlardan Ruben, Alman faşizminin baskı, katliamları sonucu Sofya'dan Balkanlar'a kaçıp sığınan bir Yahudi. Eşi ve küçük kızı Stela ile sığınır bu Balkan köyüne. Partizan Ruben bir gün Bulgar faşistlerinin