Ne olursa olsun dostluklar bitmiyor.
En iyi arkadaşla dostun arasındaki fark nedir biliyor musun? En iyi arkadaş, senin tüm hikayelerini bilen, senin hakkındaki bütün detaylara sahip olan arkadaştır.
Ama dost, o hikayeleri birlikte yazdığın ve sana yol arkadaşı olandır.
Seni kurtarmaya hiç kimse gelmeyecek. Seni kurtarmaya hiç kimse gelmeyecek. Seni kurtarmaya hiç kimse gelmeyecek!
Bu fikirle barıştığın zaman çok acayip bir şey oluyor ve en ilkel güdümüz olan hayatta kalma içgüdüsü devreye giriyor. Ben bununla yıllarca barışmadım. Çünkü, "Evet, ben bununla mücadele edebilirim ama zaten en kötü durumda ailem var, arkadaşlarım var, o var, şu var..." diyorsun beyninin bir yerinde.
Bunu kafandan attığın zaman başka bir primitif duygu da devreye giriyor.
Sercan: Yarın hayatının son günü olsa, ne yaparak geçirmek isterdin?
Ozan: Dün ne yaptıysam aynı şeyleri yapardım. Hayatta sevmediğim veya içimde ukde kalan şeyler olduğu için değil, gerçekten hayatın bittiğine, yok olacağıma veya gözlerimi kapatıp "İşte bitti" demeye inanmadığım için...
O gün gerçekten son günüm olabilir ve bir daha hiç uyanmayabilirim. Ama ben buna inanmazsan, beni ikna edemezlerse - ki edemezler - bir gün önce bana keyif veren neyse, ne yediysem, beni tatmin eden işimse, aşkımsa, arkadaşlarımsa... Onlarla vakit geçiririm. Hiç ekstra bir şey yapmam.