---
Çökmüşüm bir banka,
Etrafımda milyonlarca insan kalabalığı,
İçimdeki yalnızlığa inat.
İçimi dinliyorum gürültüler içinde.
Bir teyze Karadeniz ezgisi mırıldanıyor,
Bir çakmak sesi eşlik ediyor ona.
İnsanlar koyu sohbetler içerisinde
ve samimiyet sızıyor aralarına.
Bu kadar yalnızlığın içinde ben yabancılaşıyorum.
Tanımadığın milyonların arasında,
tanımadığım insanların kelimelerine misafir oluyorum.
Hüzünleri ve sevinçleri kendilerine özel.
Orada bile yabancılaşıyorum.
Ve ben yalnızım, her zaman olduğu gibi.
Ortama gelen gençlerin neşesi aydınlatsa da ortalığı,
kaçıyorum yine içimdeki karanlığa.
Ne demiştim:
Çökmüşüm; yüzüm zayıflamış, parmaklarım incelmiş, sakallarım saçlarıma karışmış.
Yüzümde 28 senenin kiri;
hiç suya sabuna dokunmamış bir adamın yüzü gibi.
Hangi mutluluk paklar günümüzü,
hangi mutluluk güldürür yüzümüzü?
---