Dünyamız, cidden çevresindekilere hiç benzemeyen haliyle hayat ülkesinin, küçük bir ileri karakolu gibidir. O, sükunet denizinde yüzen küçük, mavi güzel bir Rabbanî gemidir
"...İman bunu iktiza ediyor ki; tahakküm ve istibdat ile başkasını tezlil etmemek ve zillete düşürmemek ve zalimlere tezellül etmemek... Allah’a hakiki abd olan, başkalara abd olamaz. Birbirinizi –Allah’tan başka– kendinize Rab yapmayınız!.. Yani, Allah’ı tanımayan; her şeye, herkese nisbetine göre bir rububiyet tevehhüm eder, başına musallat eder. Evet hürriyet-i şer’iye; Cenab-ı Hakkın rahman ve rahîm tecellisiyle bir ihsanıdır ve imanın bir hassasıdır..."
"Velâyetin, şeyhliğin, büyüklüğün şe’ni; tevazu ve mahviyettir, tekebbür ve tahakküm değildir! Demek tekebbür eden, sabiyy-i müteşeyyihdir, siz de büyük tanımayınız! ....................."