Aziz, sıddık kardeşlerim,
Sakın, sakın, dünya cereyanları, hususan siyaset cereyanları ve bilhassa harice bakan cereyanlar sizi tefrikaya atmasın. Karşınızda ittihad etmiş dalâlet fırkalarına karşı perişan etmesin! اَلْحُبُّ فِى اللّٰهِ وَ الْبُغْضُ فِى اللّٰهِ (Allah için Sevmek, Allah İçin Düşmanlık Etmek) düstur-u rahmanî yerine –el-iyazü billâh– اَلْحُبُّ فِى السِّيَاسَةِ وَ الْبُغْضُ لِلسِّيَاسَةِ (Siyaset İçin Sevmek ve Siyaset İçin Düşmanlık Etmek) düstur-u şeytanî hükmedip, melek gibi bir hakikat kardeşine adavet ve elhannas gibi bir siyaset arkadaşına muhabbet ve taraftarlık ile zulmüne rıza gösterip cinayetine manen şerik eylemesin.
"Biriniz dua edecağı zman Allah Tealaya hamd-ü sena ile başlasın. Sonra Peygambere salat-ü selam getirsin. Ondan sonra dilediğini istesin." Hz. Muhammed (a.s.m.) (Tirmizi, Daavat, 66)
"Kime dua kapısı açılmışsa, ona rahmet kapıları açılmış demektir. Allah'tan (c.c.) istenilen şeyler için ona en hoş gelen sıhhat ve afiyet talebidir. Dua, gelmiş ve henüz gelmemiş olan musibetler için faydalıdır. Kazayı, yalnız dua geri çevirir. O halde duaya sarılın". Hz.Muhammed (a.s.m.) (Tirmizi, Daavat, 112)
Dünya durmaksızın dönerken, insan da sonu olmayan bir yolculukta ilerler. Her geçen dakika, insanı ebediyet durağına biraz daha yakınlaştırır. Ölüm bir son değil. Aksine, sonsuz bir hayatın kapısı. Ve o hayatın saadeti, bu dünyada verilen fırsatların layıkıyla değerlendirilmesine bağlı.