Bir ruhun olgunlaşması aşamasında, sayısız yaşamlar içinde sayısız görevler alarak gelip gideriz bu katmanda. Sayısız yaşamlar içerisinde, gündelik yaşam planımızın akışını sağlayan sayısız yaşanmışlıklar, üstlendiğimiz görevler, üstlendiğimiz kimlikler, üstlendiğimiz benlikler bizlere birer ışıktır aslında. Bunları bazen yaşayarak olayın baş kahramanlarından biri oluruz, bazen de izleyen bir seyirci oluruz. Her iki rolünde birlikte aktarılması, bazen bir sinema yapıtında bazen de "IŞIK DOĞUDAN YÜKSELİR" gibi yazılmış romanların satırlarındaki özde saklıdır. Görünürde ötelediğimiz ama özünde gidip yaşadığımız ve izlediğimiz bir çok örneklerle doludur içinde yaşadığımız boyut. Toplumsal yaşam alanlarında büründüğümüz kimlikler, gece renkli dünyanın içerisinde çırılçıplak soyunur ve o karmaşıklığın içerisinde görünmemek adına bin bir çeşit yalana sarılırız. Romanlar bazen derinliklerimizdeki görünmeyen, gösterilmek istenmeyen bir çok gerçekleri kaleme döker. "IŞIK DOĞUDAN YÜKSELİR" romanın bütün karakterleri, bizlere görünen görünmeyen bütün yaşanmışlıkların bir aynasıdır. Toplumun özünde var olan gerçekliğin bir yansımasıdır. İyi bir roman, kendi satırların içerisinde derin bir yolculuk yaparken sizleri de o yolculuğun bir ferdi yapar. İşte o zaman gerçek anlamda o romanı okumuş olursunuz....