Öncelikle kitaba başladığımda pek de anlaşılır olmadığını düşündüm çünkü bazen devreye yazar bazense "aylak adam" ımız giriyordu. Ama sonra yazarın karakterimizde tanımlamış olduğu aylaklığı en güzel bu şekilde yansıtabileceğini anladım.
Aylak adam; hayatın alışılagelmişliklerinden bıkmış sırf bu yüzden umutsuz zannedeceğimiz fakat gerçek sevgiyi bulma yolunda delisiye çabalayan -bazen de saçmalayan- ümitli, ters köşe bir karakter. Kitap boyunca ben de onunla karamsarlaştım, ben de onunla hayatı sorguladım.
Yazarın ilk okuduğum kitabı ve betimlemesine hayran kaldım özellikle de sinemadan çıkmış adama..