Bir gün evvelimde olmayan his ezelim olana dek, o his ki tahayyül etmediğim kadar kuvetli, o his ki karşı duramadığım kadar kudretli. O his beni ben olmaktan azad eden. Beni evvelime de sevdama da muallif eden. O his senin gözlerinde. O his senin yaşaman arzunda. O his beni senden hem uzağa atan hemde sana şahdamarın kadar yakın olmamı arzulatan.
Biçareyim, kifayetsizim, nefessizim. Nefes alamıyorum! Nefes almam mümkün olsun diye seni aklımdan çıkarmaya mecburum. Senin hayalin olmadan bir tas suyu, bir lokma ekmeği bile içim almıyor. Aç bir çocuk gibi ağlamak geliyor içimden. Oysa bir hayalden ibaretsin şimdi. Böylesi bedbah ve acı içindeyken hayalinde yetmiyor bana. Görünmez zincirlerle bağlıyım sana. Sanki dünyanın en büyük günahı avuçlarımıza bırakılmış da bu yüzden koparamıyoz zincirlerimizi. Artık takatsiz parmaklarım, onlar sana dokunmanın telaşında. Her zerrem sana dönüşüyor. Korkuyorum... Geride sana bakacak bir ben kalacak mı bilmiyorum...