Yaşamak! Göğe bakmak hürriyeti, çiçek koparmak keyfi, kedileri, köpekleri okşamak saadeti! Yürümek, durmak, etrafa bakmak, kaşınmak, kendi kendine söylenmek, taşın sertliğini, yaprağın yumuşaklığını, bulutların beyazdan idrak etmek. Hele nefes almak, şöyle göğsüne şişirerek bol bir nefes almak! Ya güneş, ya yağmur, ya kar…Kardeşim, yaşamak başlı başına harikulade bir hadisedir.
Hatıralar uykusu hafif insanlar gibidirler. En gizli bir çıtırtı, en sisli bir işaret, en donuk bir renk, en manasız bir kelime bile bazen hatıraları uyandırabilir.