Freud’un kuramları kimi zaman sanatçıların bilinçdışına inmek için kullandıkları bir araca ve yapıtlarını besleyen öğelere dönüşmüş, kimi zaman ise direk kuramların kendisi sanatçılar tarafından yapıtlara dönüştürülmüştür.
Dışavurumculuk’un asıl amacının sanatçının duygularını ve iç dünyasını, renk, çizgi, düzlem ve kütle aracılığıyla dışa vurması olduğunu hatırlayacak olursak psikanalitik öğretiye çok da uzak olmadığı gözden kaçmaz.
Güzel kavramının kökleri cinsel uyarımda yatar. Freud’a göre güzel olduğunu düşündüğümüz şeyler, cinsel nesnenin çekici yönleridir: Dolayısıyla, görmenin verdiği hazların, dokunmanın verdiği hazlara dayandığı düşünülür
Freud, sanatın haz ilkesi ile gerçeklik ilkesinin “uzlaştırılması” sayesinde güzellik ve tümgüçlülük arayışına imkan verdiğini düşünür. Freud, araştırmalarında sanatsal faaliyeti cinsel arzuların yüceltilmesi olarak kavramayı önerir.