"...daha önce de sana sıkça rastlamıştım, tiyatrolarda, konserlerde, lunaparkta, sokakta, her defasında yüreğim ağzıma gelmişti, fakat bakışların, hep yanımdan geçip gitmişti."
"Sen, tipi halinde yağan karın altında ve Viyana'nın o bıçak gibi kesen sert rüzgarında bile, her akşam, sokağında beklediğim halde, uzun zaman benim farkıma varmadın."
"Seni yalnızca bir defa olsun görmek, yalnızca bir defa sana rastlamak, yalnızca bir defa daha bakışlarımla uzaktan olsun yüzünü kucaklayabilmek, tek arzumdu."
"Saatlerce, günlerce seni düşünmekten başka hiçbir şey yapmıyordum, sana ait yüzlerce küçük anıyı, her karşılaşmayı, her bekleyişi kendim için yeniliyordum, bu küçük olayları birer tiyatro oyunu gibi kendime oynuyordum."