Nefis muhasebesinin faydalarından biri de, insanın bu sayede Allah'ın, kendi üzerindeki hakkını öğrenmesidir. Allah'ın, kendisi üzerindeki hakkını bilmeyen insana, ibadeti neredeyse hiçbir fayda sağlamaz.
Kalp sağlığı için en faydalı şeylerden biri de Allah'ın kul üzerindeki hakkını düşünmektir. Çünkü bu düşünce kulun, kendini eleştirmesini sağlar, kendini ve amelini beğenmekten alıkoyar. Ona, Rabbinin huzurunda kırık bir gönülle ve tam bir teslimiyet içinde durmanın ve nefsinden ümit kesmenin kapılarını açar.
Kuşkusuz Allah'ın affı, mağfireti ve rahmeti olmadan kurtuluşa ermek mümkün değildir.
Allah'ın kul üzerindeki haklarından bazıları, O'na itaat edilip, karşı gelinmemesidir. Zikredilip, unutulmamasıdır. Şükredilip, nankörlük edilmemesidir.
Allah'ın, kendisi üzerindeki hakkını düşünen kul, sağlam bir bilgiyle bilir ki, o, Allah'a karşı kulluk görevlerini gerektiği biçimde yerine getirememektedir. Bu durumda o'nu Allah'ın affı ve mağfiretinden başka bir şey kurtaramaz. Eğer kul, Allah'ın affi olmaksızın, kendi amellerine bırakılacak olsa, helak olur. İşte burası, Allah'ı ve kendilerini tanıyan insanların, düşüncelerini yoğunlaştırdıkları noktadır. Onlar, bütün umutlarını, Allah'ın affina ve rahmetine bağlamışlardır.
Fakat bakarsan, insanların çoğunun durumunun bunun aksine olduğunu görürsün. Onlar, Allah üzerindeki kendi haklarını görüyor; fakat Allah'ın onlar üzerindeki hakkını görmüyorlar. İşte burada Allah'tan kopuş başlıyor. Bu nedenle onların kalpleri Allah'ı tanıyamıyor, O'nu sevemiyor, O'na kavuşmayı özlemiyor ve O'nun adını anmakla huzur bulmuyor. Bu, insanın, Rabbini ve kendini (nefsini) tanımadaki cehaletinin doruk noktasıdır.
Öyleyse nefis muhasebesi; Öncelikle kulun, Allah'ın, kendisi üzerindeki hakkını düşünmesidir.