Hu Allah Hu
Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın...
Var mısın ki, yok olmaktan korkuyorsun?
İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar.
Yazdıklarım, paylaştıklarım evvela nefsimedir.
Ey hevâ sahibi, arzularının düşkünü kişi!
Sen nefsine, kötü arzularına taptıkça, velilerin derecesine çıkmayı isteme... Sen arzularına kulluk ediyorsun, halbuki onlar yalnız Mevla’ya kulluk ederler. Senin istediğin dünya, onlarsa âhiret sevdalılarıdır...
Sen dünyayı istiyorsun, dünyayı görüyorsun, onlarsa yerin ve göğün Rabbini.
Sen halkla ünsiyet edersin, onlar daima Hak la olurlar...
Senin kalbin, yerdekilere bağlı; onların kalbleri arşa bağlıdır.
Sen gördüklerinin tuzağına düşüp avı oluyorsun. Onlarsa senin gördüklerini değil, bütün varlığın Rabbini ve O’nun gösterdiklerini görüyorlar.
Seher vakti öyle düşündüğün gibi uzun süren bir zaman dilimi değildir. Seher vakti her sabah on dakika kadar süren bir andır. O vakitte bir seher yeli eser fakat bu öyle ağaçların yapraklarını oynatan bir yel değildir. Nadiren, bazı insanlar yanaklarında hafif tatlı bir dokunuş olarak hisseder. Gökte bir yıldız vardır. O yıldızın ışığı tüm gece boyu hep titreşir. Ama seher vaktinde titreşim sona erer. Bir anda titreme biter sabit görünür. Işığı tekrar titreşmeye başladığında seher vakti bitmiştir. Bu her sabah olur. O yıldızın adı Kur'an'da, Tarık diye geçer.
Seher vakti yapılan her dua kabul olur.
Çoğu erkek, bir kadının bir tek gül aldığı anda yaşadığı mutluluğu anlamaz. Hatta birçok kadın bile neden tek bir gül aldığı zaman mutlu olduğunu kendisine anlatamaz. Diyebileceği "Çok mutlu oldum." cümlesinden başka bir şey değildir. Bu içten gelen bir sevinç, içten gelen bir mutluluktur. Buna sebep gülün yaydığı kokunun yüksek frekansıdır. Dua etmeden önce güzel bir gül koklasan çok iyi olur. Veya gül kokladığın sırada aklında bulunsun fırsattır, dua et. Tabii abdestli olmak şartıyla...
"Yüce ve mübarek olan Allah buyurdu ki: Namazı kendimle kulum arasında ikiye ayırdım. Yarısı benim içindir, diğer yarısı da kulumundur, kuluma dilediği verilir.
Kul 'el-Hamdu li'llâhi Rabb'il-âlemin.' deyince, yüce Allah kulum beni hamdetti.' der.
Kul 'er-Rahmân'ir-Rahim.' deyince, yüce Allah kulum beni övdü.' der.
Kul 'Mâlik-i yevm'id-dîn.' deyince, yüce Allah kulum beni yüceltti.' der.
Kul 'İyyâke na'büdü ve iyyâke nesta'în.' deyince, yüce Allah bu benimle kulun arasında bir ahiddir, kuluma dilediği verilir.' der.
Kul; 'Ihdina's-sırât'el-müstakim, sırât'ellezîne en'amte 'aleyhim, ğayr'il-mağdûbi 'aleyhim ve le'd-dallîn.' deyince, yüce Allah, bunlar kulumundur ve kuluma dilediği verilir.' buyurur".