Şimdi fark ediyordum: belki de yalnızlığımın adı buydu: İplerimi birilerinin eline vermeyi beklemek. Oysa başka bir ihtimal daha vardı; ipleri kendim de tutabilirdim.
Ben istiyorum ki meşguliyetim olsun. Elimde bir işim olsun. Bekleyecek bir şeylerim olsun... telefonun başinda çocukların aramasını bekleyeyim, pencerenin kenarinda çocukların, torunların, bana ugramasını bekleyeyim, ağaç yapraklansın diye bekleyeyim, salatalıklar çicek açsın diye bekleyeyim. Öyle şeyler. Zaman kolay geçsin istiyorum ben. Başka derdim yok. Ölüm kapımı çalana kadar bir şeyler oyalısın işte beni.