İES

İnsanlar kendilerini bağımsızlıktan, "karanlıkta yalnız kalmaktan, kurtarmak için, ana-babalarının ikamesi olarak kabilelere doluşurlar. " Aristo'nun belirttiği gibi, toplum hayat ve daha fazla hayat adına değil, bir kusur yüzünden, ölüm ve ölümden kaçıştan, ayrılma korkusu ve bireysellik korkusu yüzünden kurulmuştur. Böylelikle Freud "kabileden ayrılma ve atılma" korkusunu kastrasyon bunaltısından ve kastrasyon bunaltısını da anneden ayrılma korkusu ve ölüm korkusundan çıkarır. Dolayısıyla, bizatihi kendi ölümsüzlüklerinin dinine sahip olmayan toplumsal grup yoktur ve tarih-yapma her zaman grup ölümsüzlüğü arayışıdır. Yalnızca bastırılmamış, yaşayacak-ve ölecek kadar güçlü bir insanlık, Eros'un birlik arayışına ve ölümün ayrılığı barındırmasına izin verebilir.
Sayfa 117 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bastırma insanın içsel doğasını ve içinde yaşadığı dış dünyasını değiştirme yönünde içgüdüsel zorlantı üretir ve böylelikle insana bir tarih verir ve bireyin yaşamını türün tarihsel arayışına tabi kılar. Tarihi yapan bireyler değil, gruplardır; ve klişe düşkünleri bıktırana kadar insanın doğası gereği toplumsal bir hayvan olduğunu tekrarlar dururlar. Psikanalitik bakış açısında içkin olan şey, insan toplumsallığının marazi olduğu iddiasıdır; yalnızca "ilkel" toplumsallık karşısında "uygar" ya da "ilkel komünizm" karşısında "sınıf toplumu" değil, bildiğimiz bütün insan toplumsallıklarının maraziliğidir söz konusu olan. Freud'un Birincil Baba ve Birincil Kabile formülasyonları (Grup Psikolojisi ve Ego Analizi kitabında) grup oluşumlarındaki maraziliğin yeterli açıklamaları olur ya da olmazlar. Asıl olan toplumsallığın bir hastalık olduğunun klinik telaffuzudur.
Sayfa 117 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
"Genelde sonlu şeylerin doğası, asli varlıkları olarak gelip geçicilik tohumları taşır; doğdukları saat öldükleri saattir. " Birey olarak insanın iddia edilen değerli ontolojik eşsizliği ölümsüz bir ruha sahip olmasından değil, ölümlü bir bedene sahip olmasından gelir. Ölüm olmaksızın, der Hegel, bireyler Spinoza'nın ezeli ve ebedi tözü içinde modların statüsüne indirgenir.Whitehead'ın organizması da ölüm olmaksızın, birey olamaz: En basit organik düzeyde, tikel her bir hayvan ya da bitkinin biricikliği ve bireyselliği vardır çünkü o başkasınınkini değil kendi hayatını yaşar- başka bir ifadeyle, çünkü o ölür.
Sayfa 116 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Shakespeare'in eşsiz ifadesindeki gibi, olgunluk herşeydir. İnsan düzeyinde, bastırma geçmişteki bebekliğe bilinçdışı bir saplantı üretir; ölme ve yaşamanın içgüdüsel birliği dağılmıştır ve hem yaşam içgüdüsü hem de ölüm içgüdüsü zorla bastırılmıştır. Biyolojik düzeyde, ölüm içgüdüsü, ölüme giden yolu olumlayarak, aynı zamanda hayatın yolunu da olumlar: Olgunluk herşeydir. İnsan düzeyinde, bastırılmış ölüm içgüdüsü ölümü olumlayarak hayatı olumlayamaz; bastırılmış olan hayat ölümü olumlayamaz ve böyle olduğu için ölümden kaçmalıdır; ölüm yalnızca kendisini her zaman hayatı inkar eden bir güce, Goethe'nin Mefisto'sunun ruhuna dönüştürerek kendini (ve hayatı) olumlayabilir.
Sayfa 115 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
İnsan bir tarihe sahip tek hayvan türüdür, yani, özü öteki hayvanlarda olduğu gibi varoluşuyla birleşmiş halde olmayıp tarihsel zamanın diyalektiğinde gelişmiş hayvandır.
Sayfa 113 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu