The Untold

The Untold
@Untold_
Bütün macerayı iki mısrada özetlemek...
“Ya Râb bana cism ü cân gerekmez Cânân yok ise cihân gerekmez.”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Unutulma, reddedilme korkusu...
Her güler yüzlü, saygılı Türk’ün selamı içime huzur veriyordu. Herhangi bir Türk biraz soğuk baksa, selam vermese kötü oluyordum. Bu kadar alıngan olmam hem yaşlılığımdan hem de Rumlar’a karşı alınan kötü tutumlardan dolayıydı. Yani unutulma, reddedilme korkusu...
Sayfa 30
Şu 1915 Yılında
Sabahleyin güneş doğmadan kalkıp misafirliğe, kahvelere gider, sonra işe dağılırız. Yataktan kalkar kalkmaz işe gidilmez. Hayatı yaşamayı severiz biz Muğlalılar. Müslüman Muğlalılar da aynı şekilde yaşar. Günün başlangıcını, güneşin doğuşunu adeta kutsarız.
Sayfa 14
Şu 1915 yılının karışık zamanında bile benden iş istiyorlar. Zoruma giden bir şeyler var... Ben ve arkadaşlarım Muğla’yı güzel yapılarla daha da güzelleştirdik. Başka yerlerde de yine Hıristiyan Rum mimarlar, yapı ustaları güzel eserler inşa ettik. Ne oldu? Neden, birden Hıristiyan ve Rum olmakla suçlandık. Dinimiz ve ırkımız nasıl oldu da birden öteki oldu? Bu işte Almanların parmağı olduğu kesin.
Sayfa 8